İçselleştirici bozukluk, genellikle bir bireyin duygusal veya içsel sorunları kendi içine atmasıyla karakterize bir psikolojik bozukluklar kategorisidir. Bu bozukluklar, bireyin dış dünya ile etkileşiminde doğrudan gözlemlenemeyen, ancak kişinin kendi iç dünyasında yaşadığı sıkıntılar ve sorunlar şeklinde ortaya çıkar. İçselleştirici bozukluklar genellikle anksiyete, depresyon, sosyal çekingenlik ve yeme bozuklukları gibi sorunları içerir.
Bu tür bozukluklarla mücadele eden bireyler, duygularını ifade etmekte zorlanabilir ve genellikle kendilerini suçlu, endişeli veya üzgün hissederler. Ayrıca, içselleştirici bozukluğu olan çocuklar ve gençler, çevrelerindeki yetişkinler tarafından sık sık utangaç veya içe dönük olarak nitelendirilebilir ve sorunları göz ardı edilebilir çünkü bu sorunlar dışa dönük davranışlarla açıkça ortaya çıkmaz.
İçselleştirici bozuklukların tedavisi genellikle bireysel veya grup terapisi, bilişsel davranışçı terapi (BDT) veya ilaç tedavisi gibi psikoterapi yöntemlerini içerir. Tedavinin temel amacı, bireyin duygularını daha sağlıklı bir şekilde işleyebilmesini ve ifade edebilmesini sağlamak, olumsuz düşünce kalıplarını değiştirmek ve başa çıkma becerilerini geliştirmektir. Böylece kişi, içselleştirilen duyguların yarattığı stresten kurtulabilir ve genel yaşam kalitesini artırabilir.