Aktivite ve dikkat bozukluğu

Bu, çocuklukta, motorik huzursuzluk, dürtüsellik ve dikkatsizlik gibi temel semptomlarla karakterize edilen ve yetişkinliğe yaklaşık % 50 oranında geçerek devam eden bir rahatsızlıktır.

Etkilenen çocukların kolayca dikkati dağılır, dikkat (konsantrasyon) çabaları ve bu çabaların başarısı diğerlerine oranla daha düşüktür (faaliyetler sık sık değiştirilir ve çalışma veya görevler kesintiye uğrar, bu da özellikle çocuğun başka biri tarafından yönlendirmesi gerektiği faaliyetlere yöneltir), dürtüsel reaksiyon ve hiperaktivite daha belirgindir. (örneğin, etkilenen çocuklar bir şey yapma sırası gelene kadar bekleyemez ve aniden sırası gelmeden ve düşünmeden harekete geçer, başkalarına müdahale eder ve geri durma ile ilgili büyük problemler yaşarlar). Bozukluk ayrıca hiperaktivite belirtileri olmadan da ortaya çıkabilir (hayalperest: etkilenen çocuklar rüyadaymış gibi görünür ve kendi düşüncelerinde kaybolurlar, çok hassastırlar, genellikle söylenenleri dinlemezler ve unutmazlar), bu durum çoğunlukla kız çocuklarında olur.

Aktivite ve dikkat bozukluğu, genellikle dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) olarak da adlandırılır ve bireylerin dikkatlerini sürdürmede, dürtülerini kontrol etmede ve hiperaktiviteyle baş etmede zorluk yaşadığı bir nörolojik durumdur. DEHB, çocukluk çağında başlar ve bazı durumlarda yetişkinliğe kadar devam edebilir. Hem çocuklar hem de yetişkinler bu durumdan etkilenebilir.

DEHB, üç ana belirti grubu ile karakterize edilir:

  1. Dikkat eksikliği: Bireylerin odaklanmada, dikkatlerini sürdürmede ve görevleri tamamlamada zorluk yaşaması.
  2. Hiperaktivite: Aşırı enerjik, sürekli hareket halinde ve yerinde duramayan bireyler.
  3. Dürtü kontrol bozukluğu: Bireylerin düşünmeden hareket etme eğilimi ve dürtülerine direnememe.

DEHB’nin kesin nedeni bilinmemekle birlikte, genetik faktörler, nörokimyasal dengesizlikler ve beyin yapılarında anormallikler gibi çeşitli faktörlerin bu duruma katkıda bulunduğu düşünülmektedir. DEHB teşhisi, çocukların ve yetişkinlerin davranışlarını, yaşam kalitesini ve akademik başarısını önemli ölçüde etkileyebilir.

DEHB tedavisi genellikle ilaç tedavisi, davranışçı terapi ve yaşam tarzı değişikliklerini içerir. İlaç tedavisi, dikkati artırmaya ve hiperaktivite ve dürtü kontrolünü iyileştirmeye yardımcı olan merkezi sinir sistemi uyarıcıları kullanır. Davranışçı terapi, öz-disiplin, zaman yönetimi ve organizasyon becerilerini geliştirmeye yöneliktir. Yaşam tarzı değişiklikleri, uygun uyku düzeni, düzenli egzersiz ve dengeli beslenme gibi sağlıklı alışkanlıkları benimsemeyi içerir.

DEHB’nin erken teşhisi ve uygun tedavisi, etkilenen bireylerin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabilir ve akademik, sosyal ve iş hayatında başarı şansını yükseltebilir.