Çoklu kişilik bozukluğu, daha yaygın olarak „parçalanmış kişilik bozukluğu“ olarak da bilinen bir psikiyatrik durumdur. Bu bozuklukta, bir kişinin birden fazla farklı kimlik veya kişilik alt bölümü bulunur ve bu alt bölümler arasında belirgin bir geçiş veya geçiş hissi yaşanır.
Çoklu kişilik bozukluğu genellikle çocukluk çağında başlar ve travmatik deneyimlerle ilişkilendirilebilir. Kişilik alt bölümleri, kişinin bilincinin farklı parçalarını temsil eder ve her biri kendi benlik algısı, belleği, duygusal tepkileri ve davranışlarına sahip olabilir. Bu kişilik alt bölümleri, kişinin yaşamında belirli durumlarla ilişkilendirilen farklı rolleri veya fonksiyonları yerine getirebilir.
Çoklu kişilik bozukluğu olan kişiler genellikle hafıza kaybı, zaman kaybı, iç konuşma veya sesler duyma, içeriden veya dışarıdan gelen seslerle konuşma gibi belirtilerle başvururlar. Ayrıca, depresyon, anksiyete, travma sonrası stres bozukluğu gibi eşlik eden diğer psikiyatrik sorunlar da görülebilir.
Çoklu kişilik bozukluğu, karmaşık bir durum olduğu için tanısı ve tedavisi zor olabilir. Tedavi, psikoterapi (özellikle bireysel terapi ve içe dönük terapiler) ve bazen farmakoterapiyi içerebilir. Tedavi süreci genellikle uzun vadeli ve bireyselleştirilmiş bir yaklaşım gerektirir.
Çoklu kişilik bozukluğu hakkında daha fazla bilgi edinmek ve doğru tanı ve tedavi için bir uzmana başvurmak önemlidir.