Dekompansasyon, bir organ veya sistemdeki işlevsel dengenin bozulduğu durumu ifade eder. Genellikle bir süre boyunca normal çalışma kapasitesini sürdüren bir organ veya sistem, stres veya başka bir nedenle artan bir yük altında çalışmak zorunda kalırsa, kompanse etmek için daha fazla çaba harcar. Ancak, sürekli bir aşırı yük altında çalışmak zamanla organ veya sistemde yetersizliklere ve işlev bozukluklarına yol açabilir. Bu durumda, kompansasyon yeteneği azalır veya tamamen kaybolur ve organ veya sistem normal işlevlerini yerine getiremez hale gelir.
Dekompansasyon, çeşitli hastalıklar veya durumlar sonucunda ortaya çıkabilir. Örneğin, kalp yetmezliği durumunda kalp kası yetersiz bir şekilde kan pompalayabilir, böylece vücuda yeterli oksijen ve besin maddesi taşıyamaz. Bu durumda, kalp fonksiyonları dekompansasyona uğramıştır.
Benzer şekilde, solunum yetmezliği durumunda akciğerler yeterli oksijen alışverişini sağlayamaz ve vücuda yeterli oksijen veremez. Bunun sonucunda, solunum sistemi dekompansasyona uğramış olur.
Dekompansasyon, belirli bir hastalık veya durumun ilerlemesi veya kötüleşmesiyle ortaya çıkabilir. Bu durumda, tedavi genellikle dekompansasyonun altında yatan nedeni ele almayı ve normal işlevi geri kazandırmayı amaçlar. Tedavi, duruma bağlı olarak ilaçlar, cerrahi müdahaleler, rehabilitasyon programları ve yaşam tarzı değişikliklerini içerebilir. Tedavi planı, dekompansasyonun altında yatan özgün duruma ve bireyin ihtiyaçlarına göre belirlenir.