„Düşük doz bağımlılığı“ terimi, bir maddeye düşük miktarlarda sürekli maruz kalmanın bağımlılık gelişmesine yol açabileceği bir durumu ifade eder. Bağımlılık genellikle yüksek dozlarda ve uzun süreli madde kullanımıyla ilişkilendirilirken, düşük doz bağımlılığı, daha düşük miktarlarda kullanıma bağlı olarak ortaya çıkabilir.
Düşük doz bağımlılığı, bir maddenin sürekli kullanımının, kişinin vücudunda tolerans geliştirmesine, yani maddenin etkisine karşı azalma olduğunu gösterir. Bu durumda, kişi ilk kullanımda aldığı etkiyi tekrar yaşamak veya olumsuz etkileri engellemek için dozu artırma eğiliminde olabilir.
Düşük doz bağımlılığı genellikle psikolojik bağımlılıkla ilişkilendirilir. Bir maddeye karşı oluşan psikolojik bağımlılık, kullanıcıların maddenin etkilerine olan duygusal veya zihinsel bir bağımlılık hissetmelerini içerir. Düşük dozlarda kullanım, kullanıcının maddeye olan ihtiyacını sürdürmesine ve bu dozları sürekli olarak kullanmasına yol açabilir.
Düşük doz bağımlılığı, bir kişinin bağımlılık geliştirdiği durumların erken aşamalarında olabilir ve daha ciddi bağımlılık sorunlarına yol açmadan önce fark edilebilir. Ancak, düşük doz bağımlılığı da tedavi edilmesi gereken bir durumdur, çünkü zamanla doz ihtiyacı artabilir ve daha ciddi bağımlılık sorunlarına yol açabilir.
Düşük doz bağımlılığı olan bir kişi, madde kullanımını bırakmak veya azaltmak için profesyonel yardım alabilir. Tedavi genellikle bir madde bağımlılığı tedavi programı içerir ve terapi, destek grupları ve diğer tedavi yöntemlerini içerebilir. Tedavi süreci, bireyin ihtiyaçlarına ve durumuna göre özelleştirilir.