Entelektüel bozukluklar, bireyin zihinsel işlevlerinde belirgin bir düşüklüğe veya kısıtlamaya sahip olduğu durumları ifade eder. Bu bozukluklar genellikle doğuştan gelen veya erken çocukluk döneminde ortaya çıkan nörogelişimsel veya genetik etkenlerle ilişkilidir.
Entelektüel bozukluklar, bireyin zihinsel yeteneklerini etkileyen çeşitli alanlarda görülebilir. Bunlar şunları içerir:
1. Zeka seviyesinde belirgin düşüklük: Entelektüel bozukluğu olan bireylerin genellikle zeka seviyeleri ortalamanın altında veya düşüktür. Zeka testleri, bireyin bilişsel işlevlerini değerlendirmek için kullanılır ve genellikle entelektüel bozukluğun derecesini belirlemek için kullanılır.
2. Bilişsel işlevlerde kısıtlama: Entelektüel bozukluğu olan bireylerin dil, bellek, dikkat, problem çözme, soyut düşünme ve öğrenme gibi bilişsel işlevlerinde kısıtlamalar görülebilir. Bu, akademik başarı, sosyal beceriler, günlük yaşam becerileri ve bağımsızlık düzeyi üzerinde etkili olabilir.
3. Adil ve bağımsız düşünme yeteneğinde kısıtlama: Entelektüel bozuklukları olan bireyler, soyut veya karmaşık düşünceleri anlama ve değerlendirme konusunda zorluklar yaşayabilir. Bu nedenle, mantıklı sonuçlara ulaşma, karar verme ve problem çözme becerileri sınırlı olabilir.
Entelektüel bozukluklar, bireyin yaşamının birçok alanını etkileyebilir. Eğitim, istihdam, bağımsızlık, sosyal ilişkiler ve genel yaşam kalitesi gibi konularda destek ve özelleştirilmiş hizmetlere ihtiyaç duyabilirler. Eğitim, terapi, bilişsel beceri geliştirme programları ve sosyal beceri eğitimi gibi müdahalelerle entelektüel bozukluğu olan bireylerin potansiyellerini en üst düzeye çıkarmak ve yaşamlarında daha bağımsız ve tatmin edici bir şekilde işlev göstermelerini sağlamak mümkündür.