Eşcinsellik, bir kişinin cinsel, romantik veya duygusal olarak aynı cinsiyetten insanlara ilgi duyması veya onlarla ilişki kurması durumudur. Eşcinsellik, insan cinsel yönelimlerinden biridir ve doğal bir varyasyon olarak kabul edilir.
Eşcinsellik, toplumsal, kültürel ve dini faktörler nedeniyle farklı şekillerde kabul edilmekte veya reddedilmektedir. Bazı toplumlarda eşcinsellik, açıkça kabul edilirken, diğerlerinde hala tabu ve ayrımcılığa maruz kalabilmektedir. Ancak, son yıllarda birçok ülkede eşcinsel haklarına yönelik ilerlemeler yaşanmış ve toplumda daha geniş bir kabul görmeye başlamıştır.
Eşcinsellik, kişinin cinsel yönelimi ve kimliğiyle ilgilidir ve bir kişinin kendini ifade etme ve ilişki kurma şeklini belirler. Eşcinsel insanlar da heteroseksüel insanlar gibi sağlıklı ve tatmin edici ilişkiler kurabilirler. Eşcinsellik, insanların yaşamlarını etkileyen önemli bir özelliktir, ancak bir kişinin tüm kimliğini ve değerini belirleyen tek faktör değildir.
Eşcinsellik, psikolojik bir rahatsızlık, hastalık veya bozukluk değildir. Amerikan Psikiyatri Birliği (APA) ve diğer tıp ve psikoloji kuruluşları, eşcinselliği bir hastalık olarak sınıflandırmamaktadır. Bunun yerine, heteroseksüellik gibi doğal ve normal bir cinsel yönelim olarak kabul edilir.
Eşcinsellik hakkında daha fazla bilgi edinmek, insanların cinsel yönelimlerine ve kimliklerine saygı göstermek ve eşitlik ve insan hakları için mücadele etmek önemlidir. Herkesin, kendi kimliklerini ifade etme özgürlüğüne ve seçimine saygı göstermek, toplumda daha kapsayıcı bir ortam yaratmaya yardımcı olur.