İçe dönüş

İçe dönüş, psikolojik terimlerde bireyin dikkatini, ilgisini ve enerjisini kendi iç dünyasına, duygularına, düşüncelerine ve hayallerine yöneltmesi anlamına gelir. Bu terim, genellikle introversion olarak da bilinir ve Carl Gustav Jung tarafından tanımlanmıştır. İçe dönük insanlar, dış dünya etkinliklerinden ziyade kendi iç dünyalarına daha fazla ilgi gösterirler ve genellikle yalnız zaman geçirmeyi, kendi kendine düşünmeyi ve iç gözlem yapmayı tercih ederler.

İçe dönük insanlar sosyal etkileşimlerden enerji tüketirler ve yalnızlıkta enerji toplarlar. Bu, onların sosyal etkileşimlerden kaçındıkları veya sosyal becerilere sahip olmadıkları anlamına gelmez. Sadece sosyal etkileşimlerin onlar için daha yorucu olabileceği ve kendi başlarına vakit geçirmenin daha dinlendirici olabileceği anlamına gelir.

İçe dönüklük, dışa dönüklüğün karşıtıdır. Dışa dönük insanlar, dikkatlerini ve enerjilerini dış dünyaya ve sosyal etkileşimlere yönlendirirler ve genellikle grup aktivitelerinden, sosyal etkileşimlerden ve dış dünya ile bağlantı kurmaktan enerji alırlar.

İçe dönüklük ve dışa dönüklük, insanların kişilik özelliklerini tanımlamada kullanılan spektrumun iki ucu olarak düşünülebilir ve birçok insan bu iki uç arasında yer alır. Kişilik, doğuştan gelen eğilimler ve yaşam deneyimlerinin bir kombinasyonudur, ve içe dönük ya da dışa dönük olmak, bireyin sosyal tercihlerini ve nasıl enerji topladığını belirleyen önemli bir faktördür.