İçgüdü, canlıların doğuştan gelen ve otomatik olarak harekete geçen davranış biçimleridir. Genellikle türün devamı ve bireyin hayatta kalması için gerekli olan temel davranışları kapsar. İçgüdüler, belirli uyaranlara karşı öğrenilmemiş, karmaşık ve genellikle tür içi tutarlı cevapları ifade eder. Örneğin, yavrularını koruma, beslenme, çiftleşme ve tehlike anında kaçma içgüdüleri, hayvanlar aleminde sıkça rastlanan içgüdüsel davranış örnekleridir.
İnsanlarda içgüdüler, daha karmaşık sosyal yapılar ve bilinçli düşünme yeteneği ile modifiye edilmiş olsa da, yine de temel ihtiyaçların karşılanmasına yönelik davranışları içerir. Açlık, susuzluk, cinsellik ve annelik gibi temel içgüdüler insan davranışlarının temelini oluşturur.
İçgüdüsel davranışlar genetik yapının bir parçası olarak nesilden nesile aktarılır ve bireyin deneyimleri veya öğrenmesi ile kazanılmış davranışlardan farklıdır. Ancak, içgüdülerin ifadesi çevresel etmenler ve bireysel öğrenme deneyimleri ile şekillenebilir. İçgüdülerin amacı, canlının hayatta kalmasını ve türün devamını sağlamaktır. Bu nedenle, evrimsel süreçte hayatta kalma şansını artıran içgüdüsel davranışlar seçilmiş ve korunmuştur.