İki faktörlü duygu teorisi, duyguların nasıl oluştuğunu açıklamaya yönelik bir psikolojik teoridir. Bu teori, Stanley Schachter ve Jerome Singer tarafından 1960’larda geliştirilmiş olup, duyguların hem fizyolojik uyarılma (arousal) hem de bu uyarılmanın bilişsel yorumlanması olmak üzere iki bileşeni olduğunu öne sürer.
Teoriye göre, duygusal deneyimlerin oluşumunda iki adım vardır:
1. Fizyolojik Uyarılma: İlk olarak, bir uyaran karşısında fizyolojik bir uyarılma yaşanır. Bu, kalp atış hızının artması, terleme, adrenalin salgılanması gibi bedensel tepkileri içerebilir.
2. Bilişsel Yorumlama: Daha sonra, birey bu fizyolojik uyarılmayı bilişsel olarak yorumlar. Bu yorumlama süreci, kişinin mevcut durumu, geçmiş deneyimleri ve çevresel ipuçlarına dayanır. Örneğin, eğer bir kişi kalp atışının hızlandığını hissederse ve bunu tehditkar bir durumla ilişkilendirirse korku hisseder, eğer aynı fizyolojik uyarılmayı heyecan verici bir durumla ilişkilendirirse heyecan hisseder.
İki faktörlü duygu teorisi, duygusal deneyimlerin yalnızca bedensel tepkilerden değil, aynı zamanda bu tepkilerin nasıl algılandığı ve anlamlandırıldığından da etkilendiğini vurgular. Bu teori, duyguların karmaşık doğasını ve hem fizyolojik hem de psikolojik faktörlerin duygusal deneyimler üzerindeki etkilerini anlamada önemli bir adım olmuştur. Teori, ayrıca duyguların nasıl oluştuğunu ve yönetildiğini anlamak için psikoloji ve psikoterapi alanlarında kullanılmaktadır.