Bunlar, bireysel kasların veya kas gruplarının kısa, şok benzeri, istemsiz ritmik veya aritmik seğirmeleridir (konvülsiyonlar).
Tek bir miklon genellikle bir saniyenin sadece küçük bir kısmında gerçekleşir. Ardışık miyoklonus dizileri nadiren de olsa birkaç saniye sürebilir.
Vakaların çoğunda, vücudun her iki tarafıda simetrik olarak etkilenir. Genellikle nöbetlerin bilinçli bir haldeyken yaşanır. Bu tür saldırıların başlangıcı ve bitişi genellikle korkutucu olarak tanımlanır; hastalar bir elektrik şoku geçirmiş gibi hissettiklerini bildirirler. Özellikle bu duyumlar miyoklonik nöbette düşmeye neden olabilir.
Eldeki nesneler aniden fırlatılabilir veya düşürülebilir. Miyoklonus, çeşitli nörolojik hastalıklarda eşlik eden bir semptom olarak ortaya çıkar.
Çoğunlukla merkezi sinir sistemindeki bozukluklardan kaynaklanır, ancak bazen periferik sinir hasarının bir belirtisi olarak da görülebilir.
Miyoklonusun nedeni sinir sisteminde bulunabilirse, bu durum kortikal olabilir (serebral korteks), subkortikal (diğer beyin bölgeleri) veya spinal (omurilik).
Miyoklonus ekstrapiramidal hiperkinezi olarak sınıflandırılır.
Klonal nöbetler miyoklonik nöbetlerden ayırt edilmelidir. Klonik bir nöbet genellikle birkaç kez ve daha uzun süreli ardışık kas seğirmesi söz konusu olduğunda söylenir. Ayrıca bu durum miyoklonik ve klonik nöbetler arasında önemli bir ayırt edici özelliktir. Miyoklonik nöbetler genellikle ritmik olmaması (ritmik vaka oldukça nadirdir), ancak bireysel olarak veya kısa sekanslarda ortaya çıkması durumu vardır.
Miyoklonus epilepsi bağlamında ortaya çıkabilir, ancak bu durum epilepsinin olası birçok semptomundan sadece biridir.