„Asabi“ kelimesi, genellikle hızlıca sinirlenen, huzursuz veya sabırsız olan bir kişiyi tanımlamak için kullanılır. Bu terim, genellikle bir kişinin duygusal durumunu veya mizacını ifade etmek için kullanılır ve genellikle olumsuz bir konotasyona sahiptir. Ancak, bu bir tıbbi veya psikolojik tanı değildir ve daha çok halk arasında kullanılan bir ifadedir.
Asabi (Kolerik mizaç)
„Kolerik mizaç“, kişinin genellikle enerjik, aktif ve sosyal olduğu, ancak aynı zamanda çabuk sinirlenip sabırsız olabildiği bir kişilik tipini ifade eder. Bu terim, genellikle Hipokrat’ın dört mizaç teorisinden gelir. Bu teoriye göre, insan mizacı dört temel tipi (kolerik, melankolik, sanguin ve flegmatik) içerir ve bu tipler, eski Yunan tıbbında vücuttaki dört ’sıvının‘ (kan, balgam, siyah safra ve sarı safra) dengesine dayanır.
Bir kişi „asabi“ veya kolerik olarak nitelendirildiğinde, genellikle hızlıca sinirlenebilecekleri, hızlı ve hızlı hareket edebilecekleri veya kolayca sabırsızlanabilecekleri anlamına gelir. Bu, genellikle bir kişinin genel mizacını veya kişiliğini tanımlar ve genellikle bir kişinin duygusal durumunu, tepkiselliğini ve sosyal etkileşimlerini etkileyebilir. Ancak, „kolerik“ bir mizaç, her zaman sabırsızlık veya sinirlilik ile eşanlamlı değildir; aynı zamanda liderlik, bağımsızlık ve kararlılık gibi olumlu özelliklerle de ilişkilendirilebilir.
Asabi kişilik bozukluğu
„Asabi kişilik bozukluğu“ ifadesi, tıbbi veya psikiyatrik literatürde belirgin bir tanımlama veya sınıflandırma olmayan genel bir ifadedir. „Asabi“ terimi genellikle, hızlıca sinirlenebilen veya kolayca tahrik olan birini tanımlamak için kullanılır. Ancak, bu tür belirtiler, bir dizi farklı kişilik bozukluğu veya diğer psikiyatrik durumlarla ilişkili olabilir.
Örneğin, Antisosyal Kişilik Bozukluğu, Borderline Kişilik Bozukluğu, Narsistik Kişilik Bozukluğu veya Duygudurum Bozuklukları gibi durumlar, bazen hızlı sinirlenme veya dürtüsellik belirtileri gösterebilir. Ancak, bu bozuklukların her biri, belirli bir dizi belirti ve davranış özelliği ile tanımlanır ve „asabi“ ifadesi genellikle bu bozuklukları tam olarak tanımlamaz.
Eğer bir kişi sürekli olarak sinirli veya dürtüsel hissediyorsa, bir sağlık profesyoneli ile görüşmek ve belirtilerin altında yatan nedeni belirlemek önemlidir. Bu, doğru tedavi ve destek stratejilerinin belirlenmesine yardımcı olabilir.
Aşağılık duygusu
Aşağılık duygusu, bir kişinin kendisini başkalarına göre daha az değerli, yetersiz veya önemsiz hissetmesi durumudur. Bu duygu genellikle kişinin kendine olan güvenini azaltır ve genel özsaygısını düşürür. Aşağılık duygusu, ayrıca sosyal etkileşimlerde rahatsızlık, depresyon, anksiyete ve diğer psikolojik sorunlara yol açabilir.
Aşağılık duygusu, genellikle belirli durumlar veya deneyimler sonucunda oluşur. Örneğin, çocuklukta yaşanan zorbalık deneyimleri, yetişkinlikte aşağılık duygularına yol açabilir. Ayrıca, başarısızlık deneyimleri veya eleştiri de benzer duyguları tetikleyebilir.
Aşağılık duygusu, birçok psikolojik teori ve tedavi modelinde önemli bir rol oynar. Örneğin, Alfred Adler’ın bireysel psikoloji teorisinde, aşağılık duyguları ve bunların üstesinden gelme çabaları, insan davranışını motive etme ve şekillendirme konusunda merkezi bir rol oynar. Bu tür duygular genellikle psikoterapi veya danışmanlık yoluyla ele alınır. Bu süreçlerde, bir kişi genellikle bu duyguların kaynağını anlamaya ve daha sağlıklı bir özsaygı geliştirmeye yardımcı olacak stratejiler öğrenir.
Aşamalı gevşeme (Progresif relaksiyon)
Aşamalı gevşeme ya da progresif relaksasyon, vücuttaki kasları bilinçli bir şekilde germe ve gevşetme sürecidir. Bu teknik, ilk olarak 1920’lerde Amerikalı bir doktor olan Edmund Jacobson tarafından geliştirildi. Aşamalı gevşeme, genellikle stres ve anksiyete belirtilerini hafifletmek için kullanılır.
Aşamalı gevşeme tekniği genellikle şu adımları içerir:
- Rahat bir pozisyon bulun ve gözlerinizi kapatın.
- Her kas grubunu sırayla gerin ve gevşetin. Genellikle ayak parmaklarından başlar ve yukarı doğru, başa ve yüz kaslarına kadar ilerlersiniz.
- Her kas grubunu gererken, o bölgedeki gerginliği ve ağırlığı hissetmeye odaklanın.
- Sonra kasları gevşetirken, stres ve gerginliğin azaldığını hissetmeye odaklanın.
- Bu süreci tüm vücutta tekrarlayın.
Aşamalı gevşeme tekniği genellikle düzenli olarak uygulandığında en etkilidir. Bu teknik, genellikle stres, anksiyete, uykusuzluk ve bazı ağrı türleri gibi durumları yönetmek için kullanılır. Ancak herhangi bir gevşeme veya stres yönetimi tekniği gibi, bazı kişiler için daha etkili olabilirken, bazıları için daha az etkili olabilir. Ayrıca, herhangi bir yeni stres yönetimi tekniğine başlamadan önce sağlık hizmetleri profesyoneli ile konuşmak önemlidir.
Asanas
„Asana“, Sanskritçe bir terim olup, yoga pratiğinde kullanılan bir dizi fiziksel duruşu ifade eder. Her asana, belirli bir fiziksel şekli veya pozisyonu içerir. Yoga, vücut, zihin ve ruh arasındaki dengeyi ve uyumu teşvik etmeyi amaçlayan eski bir Hint pratiğidir.
Birçok farklı türde yoga vardır ve her biri, farklı asanaları ve pratikleri içerir. Örneğin, Hatha yoga genellikle bir dizi asana uygulamasını içerir ve bunlar genellikle meditasyon ve nefes teknikleri ile birlikte uygulanır.
Asanalar, bedensel esneklik ve güç, daha iyi nefes alma, stresin azaltılması, enerji seviyelerinin artırılması ve genel bir sağlık ve esenlik duygusunun teşvik edilmesine yardımcı olabilir. Her asana’nın belirli bir amacı ve faydası vardır ve bir yoga öğretmeni, hangi asanaların belirli bir birey veya durum için en uygun olduğunu belirlemeye yardımcı olabilir.
Asetabulum
Asetabulum, pelvisin (kalça kemiğinin) bir parçasıdır ve uyluk kemiğinin başını (femur başı) içine alacak şekilde yuvarlak ve çukur bir yapıdır. Bu yapının oluşturduğu eklem, uyluk kemiği ve kalça kemiği arasındaki eklemi oluşturur. Bu eklem, vücudun ağırlığını taşıyan ve hareketi sağlayan ana eklemlerden biridir. Asetabulum, Latincede „sirke kap“ anlamına gelen bir kelimeden türetilmiştir çünkü şekli bir kapı andırır.
Asetaminofen (N-asetil-p-aminofenol)
N-asetil-p-aminofenol, genellikle parasetamol veya asetaminofen olarak bilinen bir ilaçtır. Bu ilaç, hafif ve orta dereceli ağrıyı hafifletmek ve ateşi düşürmek için kullanılır. Baş ağrısı, adet sancısı, diş ağrısı, kas ağrısı, soğuk algınlığı ve grip gibi durumlar için sıklıkla kullanılır.
Parasetamol, ayrıca reçetesiz satılan birçok kombinasyonlu soğuk ve öksürük ilacında da bulunur. Ayrıca, opioid analjeziklerle birlikte, daha şiddetli ağrının tedavisi için kullanılabilir.
Parasetamol ayrıca karaciğer üzerinde toksik etkilere sahip olabilir ve özellikle alkolle birlikte alındığında veya önerilen dozdan fazla alındığında karaciğer hasarına neden olabilir. Bu nedenle, parasetamolü kullanırken dikkatli olunmalı ve önerilen dozlar aşılmamalıdır.
Asetilkolin
Asetilkolin, sinir hücrelerinde bulunan ve sinir impulslarını bir sinir hücresinden diğerine veya bir sinir hücresinden bir kas veya bez hücresine taşıyan bir nörotransmitterdir.
Bu kimyasal bileşen, sinaptik boşluğa salındığında, sinir hücresi, kas hücresi veya bez hücresi üzerinde bulunan özel reseptörlere bağlanır ve bu hücrelerin bir dizi fonksiyonunu düzenler veya etkiler.
Asetilkolin özellikle parasempatik sinir sistemi tarafından kullanılır, bu da vücudun „dinlen ve sindir“ yanıtını uyarır. Ayrıca, merkezi sinir sistemi içinde hafıza ve öğrenme süreçlerinde önemli bir rol oynar. Asetilkolin eksikliği, Alzheimer hastalığı gibi bazı nörolojik durumlarla ilişkilendirilmiştir.
Asetilkolin – ACh (nörotransmitter, verici)
Asetilkolin (ACh), sinir sisteminde bir nörotransmitter olarak görev yapan bir kimyasal bileşendir. Nörotransmitterler, sinir hücreleri arasında iletişim sağlayan kimyasal habercilerdir. Asetilkolin, beyin ve vücutta birçok işlevi düzenler ve etkiler.
Asetilkolin, beyinde öğrenme ve hafıza gibi işlevlerde önemli bir rol oynar ve ayrıca kasların hareketini düzenler. Sinaptik aralığa salındığında, asetilkolin hedef hücreler üzerinde bulunan özel reseptörlere bağlanır ve bu hücrelerin aktivasyonunu tetikler.
Bir nörotransmitter olarak asetilkolin, özellikle parasempatik sinir sistemi tarafından kullanılır, bu da vücudun „dinlen ve sindir“ yanıtını uyarır. Alzheimer hastalığı gibi bazı nörolojik durumlar, beyinde asetilkolin düzeylerinin azaldığı durumlarla ilişkilidir.