Ateşli nöbetler

Ateşli nöbetler, genellikle 6 ay ile 5 yaş arasındaki çocuklarda görülen, yüksek vücut sıcaklığına (ateşe) bağlı olarak ortaya çıkan konvülsiyonlar veya titremelerdir. Ateşli nöbetler genellikle kısa sürer ve genellikle çocuğun genel sağlığı üzerinde uzun vadeli bir etkisi olmaz.

Ateşli nöbetler genellikle virüsler veya bakteriler gibi enfeksiyonlar nedeniyle ortaya çıkar. Ateş, vücudun enfeksiyonla savaşmak için doğal bir yanıttır, ancak bazı çocuklar yüksek ateşlere nöbetlerle yanıt verir.

Ateşli nöbetler genellikle kısa süreli ve kendiliğinden geçer, ancak bir çocukta ilk kez bir nöbet görüldüğünde genellikle tıbbi yardım almak önemlidir. Ateşli nöbetlerin genellikle ciddi bir sağlık sorununun belirtisi olmasa da, bazen daha ciddi bir durumun belirtisi olabilirler. Çocuğunuzda ateşli bir nöbet görürseniz, tıbbi yardım almanız önemlidir.

Athetosis

Athetosis, genellikle beyindeki bazal ganglionların hasar görmesi sonucu ortaya çıkan bir tür hareket bozukluğudur. Bu durum, vücutta yavaş, kasıtlı ve genellikle kontrol edilemeyen hareketlere yol açar. Athetosis genellikle eller, ayaklar ve parmaklar gibi vücudun belirli bölgelerini etkiler ve hareketleri gerçekleştirmeyi zorlaştırabilir.

Athetosis, serebral palsi, Huntington hastalığı ve Wilson hastalığı gibi bazı durumların belirtisi olabilir. Tedavisi genellikle altta yatan durumu yönetmeye yöneliktir ve fiziksel terapi, ilaçlar ve bazen cerrahi içerebilir.

Atipik bulimia nervoza

„Atipik Bulimia Nervoza“, tipik Bulimia Nervosa belirtilerinin bazılarına sahip olmakla birlikte, hastalığın tam tanı kriterlerini karşılamayan bireylerde görülen bir durumu ifade eder. Bu durum, yeme bozuklukları spektrumunda yer alır.

Bulimia Nervosa, bireylerin kontrolsüz bir şekilde aşırı miktarda yemek yedikleri (aşırı yeme atakları) ve daha sonra aldıkları kalorileri telafi etmek için uygunsuz yöntemlere başvurdukları bir yeme bozukluğudur. Bu yöntemler genellikle kusma, laksatiflerin aşırı kullanımı, aşırı egzersiz ve aç kalma şeklinde olur.

Atipik Bulimia Nervosa’da, bu belirtiler genellikle daha az sıklıkta görülür veya belirli bir zaman diliminde daha az sayıda bölüm içerir. Ancak bu durum, kişinin yaşam kalitesini ve genel sağlığını etkileyebilir ve profesyonel tıbbi yardım gerektirebilir. Her tür yeme bozukluğu ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir ve tedavi gerektirir. Bu nedenle, atipik bulimia nervoza veya herhangi bir yeme bozukluğu belirtisi gösteren bir kişi, bir sağlık hizmetleri sağlayıcıya başvurmalıdır.

Atipik duraklama

„Atipik duraklama“ ifadesi genellikle psikolojik veya nörolojik durumlarda kullanılır ve normal olmayan veya beklenmeyen bir duraklama veya gecikme anlamına gelir. Bu, konuşma, hareket, gelişim veya diğer fonksiyonlarda gözlemlenebilir.

Örneğin, atipik duraklama, bir çocuğun konuşma gelişiminde anormal bir duraklama olarak görülebilir. Bu durum genellikle dil terapisi veya diğer tedavilerle yönetilebilir.

Ancak, „atipik duraklama“ ifadesinin belirli bir anlamı, kullanıldığı bağlama bağlıdır. Bu nedenle, daha fazla bilgi olmadan, bu terimin tam anlamı hakkında kesin bir açıklama yapmak zordur.

Atipik şizofreni

„Atipik şizofreni“ terimi, belirgin bir kategorisine tam olarak sığmayan şizofreni belirtilerini tanımlamak için kullanılır. DSM-5 (Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders, 5th Edition) ve ICD-10 (International Classification of Diseases, 10th Revision) gibi psikiyatrik tanı manuel kitaplarında resmi bir tanı kategorisi olarak yer almaz.

Bunun yerine, bu terim genellikle bir kişinin belirli bir şizofreni alt türüne (paranoid, dezorganize, katatonik vb.) tam olarak uymadığı durumlarda kullanılır. Bu kişiler genellikle bir dizi şizofreni belirtisi gösterirler, ancak belirtiler çeşitli alt türler arasında dağılmış olabilir.

Bu tür bir durumda, bir kişi genellikle basitçe „şizofreni“ olarak tanımlanır, ancak bazı profesyoneller, bu tür karma veya atipik belirtileri belirtmek için „atipik şizofreni“ terimini kullanabilirler.

Bununla birlikte, bu terim genellikle resmi bir tanı terimi olarak değil, daha çok belirli bir hasta hakkında daha ayrıntılı bilgi vermek için kullanılır.

Atmosferik kişilik

„Atmosferik kişilik“ terimi, genellikle bir kişinin çevresel veya sosyal faktörlerden büyük ölçüde etkilendiğini ve çevresel atmosfer veya duygusal durumla kolaylıkla değişebileceğini belirtmek için kullanılır. Bu tür bir kişilik tipi genellikle çok duygusal veya empatik olabilir ve çevresindekilerin duygusal durumlarına kolayca uyum sağlar.

Bu terim genellikle psikoloji veya psikiyatri alanında yaygın olarak kullanılmaz ve daha çok popüler veya anekdotik bir ifade olarak kabul edilir. Psikolojik veya psikiyatrik tanılar genellikle DSM-5 (Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders, 5th Edition) veya ICD-10 (International Classification of Diseases, 10th Revision) gibi standart tanı araçlarına dayanır ve „atmosferik kişilik“ bu araçlarda resmi bir tanı olarak yer almaz.

Bu nedenle, „atmosferik kişilik“ terimi genellikle resmi bir psikolojik veya psikiyatrik tanı değil, daha çok bir kişinin duygusal durumlarının çevresel faktörlere karşı hassasiyetini tanımlayan bir ifade olarak kullanılır. Bu, bir kişinin çevresel faktörlere karşı duyarlı olduğunu ve duygusal durumlarının kolayca değişebileceğini belirtir.

Atonik nöbet

Atonik nöbet, beyindeki elektriksel aktivitenin anormal bir şekilde arttığı bir durumdur. Bu nöbetler, bir kişinin kas tonusunda ani bir kayıpla karakterize edilir, bu da genellikle kişinin aniden düşmesine veya başının düşmesine neden olur. Bu nedenle, atonik nöbetler genellikle „düşme nöbetleri“ veya „drop atağı“ olarak da adlandırılır.

Atonik nöbetler genellikle çocuklukta başlar ve genellikle Lennox-Gastaut sendromu gibi belirli bir tür epilepsi ile ilişkilidir. Nöbetler genellikle çok kısa sürer, genellikle 15 saniye veya daha kısa. Ancak, kişi düştüğü için yaralanma riski vardır.

Atonik nöbetlerin tedavisi genellikle antiepileptik ilaçları içerir. Bazı durumlarda, cerrahi veya diğer tedaviler de gerekebilir. Tedavinin amacı, nöbetleri kontrol altına almak ve yaralanma riskini en aza indirmektir.

Atrezi

„Atrezi“ terimi, doğum öncesi gelişim sırasında bir organ veya yapıda bir açıklığın normal olarak gelişmemesi durumunu tanımlar. Bu durum, özellikle organların veya vücut yapısının belirli bir kısmının normal bir açıklığa veya kanala ihtiyaç duyduğu durumlarda, ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.

Örneğin, „biliyer atrezi“ karaciğerdeki safra kanallarının gelişmemesi anlamına gelir. Bu, safra akışını engeller ve karaciğer hasarına yol açar. Benzer şekilde, „özofagus atrezisi“ yemek borusunun tam olarak gelişmemesi demektir ve bu durum doğumdan hemen sonra beslenme problemleri yaratır. Bu tür durumlar genellikle cerrahi ile düzeltilir.

Atrofik felç

„Atrofik felç“ terimi, kasların atrofiye uğraması sonucu oluşan felci ifade eder. Atrofi, bir organın, dokunun veya kasın boyutunda veya hücre sayısında azalma anlamına gelir. Bu durum genellikle kullanılmama, beslenme yetersizliği, sinir hasarı veya yaşlanma sonucu meydana gelir.

Bir kas grubu atrofiye uğradığında, kas kütlesi azalır ve bu durum, kasın gücünde ve hareket yeteneğinde önemli bir azalmaya yol açar. Bu durum felce (hareket yeteneğinin tamamen veya kısmen kaybı) neden olabilir.

Atrofik felç genellikle sinir hasarı veya sinir hastalığı sonucu oluşur. Örneğin, bir sinir kesildiğinde veya hasar gördüğünde, sinirin kontrol ettiği kaslara sinyal gönderme yeteneği azalır veya tamamen durur. Bu durum, zamanla kas atrofisine ve potansiyel olarak felce yol açabilir.

Bu durum, kasları etkileyen nörolojik hastalıklar veya durumlar, örneğin amyotrofik lateral skleroz (ALS) veya spinal kas atrofisi gibi durumlarla da ilişkili olabilir. Bu durumlar genellikle ilerleyici ve yaşamı tehdit eder niteliktedir. Bu tür durumların tedavisi genellikle hastalığın altında yatan nedenine yöneliktir ve genellikle rehabilitasyon, fiziksel terapi ve bazen de cerrahi gerektirir.

Atropin

Atropin, belirli türdeki sinir reseptörlerini bloke eden bir ilaçtır. Atropin özellikle parasempatik sinir sistemi üzerinde etkilidir, bu sistem vücudun „dinlen ve sindir“ fonksiyonlarını düzenler. Atropin genellikle kalp hızını artırmak, solunumu düzeltmek ve bazı türlerdeki zehirlenmeleri tedavi etmek için kullanılır.

Atropin, göz doktorları tarafından göz bebeğini büyütmek ve göz kaslarını felç etmek için de kullanılır, bu da göz tabanının daha iyi incelenmesini sağlar. Ek olarak, bazı durumlarda, atropin mide kaslarını gevşetmek ve mide-bağırsak sisteminin hareketliliğini azaltmak için kullanılır.

Atropin ayrıca organofosfat ve karbamat zehirlenmelerinde, özellikle tarım ilaçları ve sinir gazlarına maruz kalmadan kaynaklanan zehirlenmelerde bir antikor olarak da kullanılır.

Atropinin yan etkileri arasında ağız kuruluğu, bulanık görme, fotofobi (ışığa karşı aşırı hassasiyet), baş ağrısı ve üriner retansiyon bulunabilir. Bu ilaç, tıbbi gözetim altında ve genellikle sadece bir sağlık profesyoneli tarafından verilir.