Alkol ve aile, alkol kullanımının ve bağımlılığının aile üyeleri üzerindeki etkilerini ifade eder. Alkol bağımlılığı veya zararlı alkol kullanımı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve bireysel aile üyelerinin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyebilir.
Alkol bağımlılığının aile üzerindeki olumsuz etkileri şunları içerebilir:
- İletişim sorunları: Alkol bağımlılığı olan bireyler, aile üyeleriyle sağlıklı iletişim kurmakta zorluk yaşayabilir ve bu da aile ilişkilerinde gerilime ve anlaşmazlıklara yol açabilir.
- Çocukların gelişimi ve refahı: Ebeveynlerinin alkol bağımlılığı olan çocuklar, duygusal ve psikolojik sorunlar yaşayabilir. Bu çocuklar, güvensiz bağlanma, düşük özgüven, sosyal beceri eksikliği, okul problemleri ve madde kullanımı riski gibi sorunlarla karşı karşıya kalabilirler.
- Ekonomik problemler: Alkol bağımlılığı olan bireyler, aile bütçesini etkileyebilir, özellikle alkol için para harcamak ve iş performansının düşmesi nedeniyle gelir kaybı yaşanabilir.
- Aile içi şiddet: Alkol bağımlılığı olan bireyler, aile içi şiddet riskini artırabilir. Alkolün dürtü kontrolü ve agresyon üzerindeki etkileri, aile içinde şiddet olaylarının yaşanmasına yol açabilir.
- Aile sağlığı: Alkol bağımlılığı olan bireyin eşi veya partneri, kendi fiziksel ve duygusal sağlıklarını ihmal edebilir ve stres, anksiyete, depresyon gibi sağlık sorunları yaşayabilir.
- Aile rollerinin bozulması: Alkol bağımlılığı olan bireyin sorumluluklarını yerine getirememesi, aile içinde rollerin yeniden düzenlenmesine ve diğer aile üyelerinin fazladan sorumluluklar üstlenmesine neden olabilir.
Alkol bağımlılığının aile üzerindeki etkilerini azaltmak için, alkol bağımlılığı olan bireyin profesyonel yardım ve tedavi alması önemlidir. Ayrıca, aile üyelerinin de destek gruplarına katılması, aile terapisi ve bireysel terapi gibi hizmetlerden yararlanması, aile içindeki sorunların çözülmesine ve ilişkilerin iyileştirilmesine yardımcı olabilir.
Alkol – Alkol bağımlığından kurtulma savaşında ailenin rolü
Alkol alımı, eğlence için ya da bağımlılıktan dolayı olsun, alie kavramı kişi için zaman içinde önemsizleşir. Ancak alkole karşı bağımlılığın olduğunu, alkol istismarın (kötüye kullanma) başladığının farkına varıldığı ilk ortam da aile ortamıdır.
Burada sorulacak temel soru şudur: Alkol aileyi parçalar, dağıtır mı yoksa aileyle birlikte alkol kullanma eğiliminin üstesinden gelmenin yolları var mı?
Cevap: her ikisi de!
Gerçek şu ki, evliliğin yüzde 20’si eşlerden birinin (erkek yada kadın) alkol bağımlılığı nedeniyle boşanma ile sonuçlanır. Alkol bağımlılığı, sürekli sarhoşluk, kalıcı tembellik, kadına / erkeğe ve çocuğa karşı saldırganlık, aynı zamanda şiddet, aynı zamanda toplumdan geri çekilme, içki şişelerini ve içki içtiğini gizleme, sürekli alkol alımı nedeniyle para problemleri, karşı tarafa verilen güvenilmezlik hissi, önemsizleştirme (trivialization) ve yalan söyleme alışkanlığı (Yalan bağımlılığın ikiz kardeşi denilebilir), akraba ve arkadaşlarla azalan sosyal temas, cinsel istismar, ve genellikle kendini yok etme eğilimine kadar varan sonuçlara varabilir. Aile içinde birbirinizi suçluyorsanız, kıskançlık krizleri oluşmaya başladıysa, hobilere olan ilgi azalmış veya boş zamanlardaki aktiviteler azalıyorsa, devamlı sorunlar ortaya çıkıyorsa ve her yapılan yanlışta suçluluk her zaman diğer kişi üzerinde aranıyorsa, Sorunu çözme konusunda birlikte konuşmaktan kaçınıyorsa bu durum uzun vadede birliktelikleri (aile ortamını) yok eder. Artık eşler birbirlerini idare edemezler, artık birbirlerine dayanamazlar ve sonuç ayrılığa kadar varır.
Başlangıçta insan iyi düşüncelerle yardım etmeye çalışır, hatta bazen onunla birklikte olmak, onu yanlız bırakmamak düşüncesi ile, birlikte alkol içer, hatta ona yardım ettiğini düşünerek ilgili kişinin kendisinin çözmesi gereken görevleri üstlenip onun sorumluluklarını alır, onlara bakar, sorumluluklarını alır. Bu durumda alkol bağımlısı kişinin bu durumuna istemeden eşi de ortak olur. Bu durum kişiyi içki alımından alıkmaktansa daha fazla içki içmesine sebep olur aile içindeki bu kötü durumlar daha derin ve daha katlanamaz bir hal alır.
Özellikle ebeveynleri ile birlikte yaşayan çocuklar için anne-babanın her ikisi yada ikisinden birinin sürekli sarhoş olduğu aile ortmı kötüdür.
Çocuklar bu savaş sahnesinin en zayıf halkası durumundadırlar, bu problemlerin gölgesinde bağımsız bir birey olamazlar. Korku, utanma duygusu ile bu durumu değiştirmeye çalışsalarda başarı elde edemeyeceklerini anladıklarında kendilerini geri çekerler. Bu tip ailelerin çocukları bir zaman sonra kendileri de ebeveynleri gibi alkol alımına kendileri başlarlar. (Berlin’in bir bölgesinde, alkole bağımlı ergenlerin neredeyse yüzde 80’inin en azından ebeveynlerinden biri alkol bağımlısıdır).
Bağımlı ailelerden gelen çocukların temelde 4 temel modeli vardır.
1. Aile içinde kendini alilenin kahramanı sayar. Kendini feda eder, ipleri kendi ellerine alır, aileyi iyi durumda tutmaya çalışır.
2. Aile içinde kendini günah keçisi durumuna koyar. Kendini ailede oluşan sefaletin suçlusu olarak görür, aslında asıl suçlu olan ve genellikle sert bir kabuğu ve yumuşak bir çekirdeği olan ebeveynlerini rahatlatmaya çalışır. Bu günah keçisi rolü, daha sonra yaşamın diğer alanlarına aktarılabilir.
3. Aile içinde kendini palyaço durumuna koyar. Ebeveynlerini güldürmeye, içinde bulundukları problemlerden ve ihtiyaçlardan uzaklaşmaya çalışan bir palyaço.
4. göze çarpmayan, cahil ve unutkan gibi davranan unutulmuş bir çocuk. Herhangi bir soruna neden olmak istemeyen.
Ancak acı bir şey herkes için geçerlidir: Anne-babanın içinde bulunduğu problem dolaylı olarak da olsa aile içindeki çocukların da problemidir.
Aile gerçekten bu probleme nasıl yardımcı olabilir? Bir yandan, etkilenenleri doktora veya tedaviye gitmeye ikna etmeye çalışabilir. Bu genellikle iyi bir yöntem değildir, çünkü dediğim gibi, bağımlılar etkilendiklerini kabul edemezler. Ancak ailenin gerçekten yardımcı olabileceği yer, bağımlılığın durdululma aşamasıdır, böylece ailenin alkol bağımlılığından kurtarma istasyonu (detoksifikasyon) olmadığını en baştan fark etmesi gerekir. Bir aile üyesi olarak, hangi şartlarda olursanız olun bağımlılığı kontrol altına almayı başaramazsınız. Aile olrak yapabileceğiniz, yine eskisi gibi birbirinize geri dönmeniz, birbirinizle çok konuşmanız, dürüstlük ve netlik sağlamanız, aranızda tekrar hassasiyet oluşturmaya çalışmanız (içki içmeyen bir alkolikten daha iyi, daha güvenilir ve hassas bir kişi olmadığını söylüyorlar), Birlikte ortak deneyimler araştırın, birlikte bir maceraya katılın, içkisiz bir hayatın da güzel olduğunu göstermeye çalışın, imkan dahilinde yolculuklar yapın , sinemaya veya tiyatroya gidin, içkili ortamlardankaçının, kaybedilmiş güzel ilişkileri tazeleyin, çocuklarla birlikte eski günlerdeki gibi birşeyler yapın, günlük rutinde düzenliliğin sağlayın, bununla birlikte sürprizlerin de mucizelerini unutmayın, kendinizi genel korkudan arındırın. Buna aile terapisi genellikle yardımcı olur. Bütün bunlarla birlikte bir şeyin açıkça bilinmesi gerekir: Geriye düşüşler (rahatsızlığın nüks etmesi) her zaman meydana gelebilir. Bu durum hastalığa dahil bir durumdur. Bu durumda yapacağınız en önemli şey ilgili kişinin hızlı bir şekilde tekrar profesyonel yardım almasını sağlamak olmalıdır.
Alkoliklerin içki içmemesi de bazen aile içi uyum için tehlike oluşturabilir, alkolden kurtulmuş olan kişi kendine karşı daha özgüvenlidir ve akrabalarının daha önce onun için üstlendikleri görevleri tekrar kendisinin yapması gerektiğini düşünür ve bunu geri ister. Bu bazen yeni çatışmalara yol açabilir. Bu durumda aile olarak birbirinize anlayışla yaklaşırsanız, birbirinizle konuşursanız, hayatınızı ve sorumluluklarınızı yeniden yapılandırırsanız, birbirinizi tekrar severseniz bu problemlerin de kolayca üstesinden gelebilirsiniz.
Birşey çok açık ve net olmalı: Birbirini seven insanların ayrılması veya boşanması hayatlarındaki aldıkları en son düşünce (seçenek) olmalıdır.