Anoia

Anoia, zeka veya mantık eksikliği olan kişileri tanımlamak için kullanılan tıbbi ve psikolojik bir terimdir. Genellikle bilişsel işlevlerde ciddi bir bozulma, düşünme yeteneğinde zayıflık ve mantıksal karar verme becerilerinde eksiklik ile ilişkilendirilir. Anoia terimi, genellikle demans, zihinsel engel, beyin hasarı veya psikiyatrik bozukluklardan kaynaklanan bilişsel yeteneklerde önemli düşüşlerle ilgili durumları ifade etmek için kullanılır.

Anoksi

Anoksi, dokuların oksijen eksikliği nedeniyle yeterli oksijen alamaması durumudur. Anoksi, solunum sistemi, dolaşım sistemi veya hücre düzeyinde oksijen kullanımında meydana gelen problemler nedeniyle ortaya çıkabilir. Anoksi, hücrelerin ve dokuların işlevlerini yerine getirememesine ve hasar görmesine yol açabilir. Şiddetli anoksi, özellikle beyin gibi oksijene duyarlı organlar için tehlikeli olabilir ve kalıcı hasar veya ölüme yol açabilir.

Anomali

Anomali, genellikle bir normdan veya ortalamadan sapma olarak tanımlanan bir terimdir. Anomali, çeşitli bağlamlarda kullanılabilir ve belirli bir durum, özellik, değer veya olayın beklenen düzenden veya tipik modele göre düzensiz veya alışılmadık olduğunu ifade eder. İşte bazı kullanım örnekleri:

  1. Bilimsel ve istatistiksel anlamı: Bir veri kümesi veya örneklemde, belirli bir ölçüm veya gözlem, diğerlerine göre önemli ölçüde farklı olduğunda, bu bir anomali olarak adlandırılabilir. Anomaliler, hatalı veriler, ölçüm hataları veya gerçekten alışılmadık olaylar nedeniyle ortaya çıkabilir.
  2. Tıbbi anlamı: Tıpta, anomali, bir kişinin anatomik yapısında, fizyolojisinde veya biyokimyasal süreçlerinde beklenmedik ve alışılmadık özelliklere işaret eder. Anomaliler, doğuştan gelen anomaliler veya hastalık, yaralanma veya çevresel faktörler sonucu ortaya çıkan anormal durumlar olabilir.
  3. Astronomi ve meteorolojide anlamı: Astronomide, bir yıldızın veya gezegenin beklenen yörüngesinden veya parlaklığından sapması bir anomali olarak adlandırılabilir. Meteorolojide ise, örneğin sıcaklık veya yağış miktarında mevsim normlarından önemli ölçüde farklılık gösteren değerler, iklim anomalileri olarak kabul edilir.

Anomi

Anomi, sosyoloji ve psikoloji alanlarında kullanılan bir terimdir. İki disiplinde de benzer anlamlar taşır, ancak farklı bağlamlarda kullanılır.

  1. Sosyolojik anlamı: Emile Durkheim gibi sosyologlar tarafından kullanılan bu terim, toplumsal düzende meydana gelen bir bozulmayı, normların ve değerlerin zayıflamasını ve bireylerin toplumla uyumsuz hale gelmesini ifade eder. Anomi, ekonomik, politik veya sosyal değişimler gibi büyük ölçekli olaylar sırasında daha yaygın hale gelebilir. Bireyler, toplumun beklentileri ve normlarıyla bağlantılı olarak belirsizlik yaşayabilir ve bu durum sosyal uyumsuzluk, ahlaki çöküş ve yüksek suç oranlarına yol açabilir.
  2. Psikolojik anlamı: Psikolojide anomi, bireylerin değerler ve normlar karşısında duydukları belirsizlik ve yabancılaşmayı ifade eder. Bu durum, bireylerin toplumun değerlerine ve kurallarına uymada zorluk yaşamasına neden olabilir ve genellikle güçlü bir kimlik duygusunun eksikliği ile ilişkilendirilir. Anomi yaşayan kişiler, amaçsızlık, umutsuzluk ve kendilerini topluma yabancı hissetme eğilimindedirler.

Anonim alkolikler

Anonim Alkolikler (AA), alkol bağımlılığından muzdarip olan ve alkolü bırakmak isteyen kişilere yardımcı olmak için kurulan, uluslararası, kar amacı gütmeyen bir topluluktur. AA, 1935’te Amerika Birleşik Devletleri’nde Bill Wilson ve Dr. Bob Smith tarafından kurulmuştur ve bugün dünya genelinde sayısız ülkede ve dilde hizmet vermektedir.

Anonim Alkolikler, üyelerine 12 Adım programı ve 12 Geleneği temel alan bir destek ve iyileşme programı sunar. 12 Adım, kişisel sorumluluk, spiritüel gelişim ve topluluk desteği üzerine kuruludur. İyileşme süreci boyunca, üyeler bu adımları takip ederek alkol bağımlılığı ile başa çıkmayı ve daha sağlıklı bir yaşam sürdürmeyi öğrenirler.

Anonim Alkolikler’in ana felsefesi, alkol bağımlılığı ile yaşam boyu mücadele etmek zorunda olan bireylerin, birbirlerine destek sağlayarak ve tecrübelerini paylaşarak iyileşebileceği inancına dayanır. AA toplantıları, katılımcıların anonim kalmalarını sağlar ve bu, insanların dürüstçe paylaşım yapmalarına ve başkalarının deneyimlerinden öğrenmelerine yardımcı olur.

Anopsia

Anopsia, görme kaybı veya körlük anlamına gelen tıbbi bir terimdir. Bu terim, gözün veya görsel yolun herhangi bir kısmında meydana gelen hasar veya hastalık nedeniyle oluşan tam veya kısmi görme kaybını ifade eder. Anopsia, çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir ve görme kaybının derecesi ve türü nedenlere bağlı olarak değişebilir.

Anopsia çeşitleri:

  1. Tam anopsia: Görmeyi tamamen kaybetme durumunu ifade eder.
  2. Kısmi anopsia: Görme alanının sadece bir kısmını etkileyen görme kaybıdır. Örnek olarak, hemianopsia (görme alanının yarısında görme kaybı) ve kuadranopsia (görme alanının dörtte birinde görme kaybı) verilebilir.
  3. Kortikal anopsia: Beynin görme korteksinde (oksipital lob) meydana gelen hasar nedeniyle oluşan görme kaybıdır. Bu durumda, gözler fiziksel olarak sağlam olabilir, ancak beyin görsel bilgiyi işleyemez.

Anopsianın nedenleri arasında göz yaralanmaları, glokom, katarakt, makula dejenerasyonu, optik sinir hasarı ve beyin hasarı sayılabilir. Tedavi seçenekleri, anopsianın nedenine, şiddetine ve türüne bağlı olarak değişir.

Anoreksiya

Anoreksiya, tam adıyla anoreksiya nervoza, bir yeme bozukluğu olarak tanımlanan psikolojik bir hastalıktır. Anoreksiya nervoza, etkilenen bireylerin aşırı kilo kaygısı ve beden imgesi ile ilgili bozuk düşüncelere sahip olduğu bir durumdur. Bu kaygılar, düşük kalorili diyetler uygulama, aşırı egzersiz yapma ve kusma veya laksatif kullanma gibi tehlikeli kilo kontrol yöntemleri kullanarak kilo verme çabalarına yol açar.

Anoreksiya nervoza belirtileri şunları içerebilir:

  1. Aşırı kilo kaygısı ve beden imgesi ile ilgili bozuk düşünceler
  2. Özgüvenin kiloyla ve beden şekliyle yakından ilişkilendirilmesi
  3. Düşük kalorili diyetler uygulama, yemekten kaçınma ve açlık hissini bastırma
  4. Aşırı egzersiz yapma ve/veya kusma veya laksatif kullanarak kilo verme çabaları
  5. Aşırı kilo kaybı ve düşük vücut ağırlığı
  6. Menstrüasyonun durması ve hormonal dengesizlikler
  7. Yorgunluk, baş dönmesi ve düşük enerji seviyeleri
  8. İzolasyon ve sosyal geri çekilme

Anoreksiya nervoza tedavisi, multidisipliner bir yaklaşım gerektirir ve genellikle tıbbi izlem, beslenme danışmanlığı ve psikoterapi içerir. Psikoterapide, bireylerin düşüncelerini ve davranışlarını anlamalarına, beden imgesi ve kilo ile ilgili sağlıklı düşünceler geliştirmelerine ve daha sağlıklı beslenme ve yaşam tarzı seçeneklerine yönelmelerine yardımcı olunur. Aile terapisi ve destek grupları da tedavi sürecinde önemli bir rol oynayabilir.

Anoreksiya genellikle, ergenlerde ve gençlerde görünen, ancak bazen ergenlik öncesi çocuklarda veya menopoza kadar olan kadınlarda da görülebilen bir hastalıktır.

Bu hastalığın nedenleri arasında genellikle baskın olan anne ile sağlıksız bir ilişkide veya bir ödipal problemde olduğu düşüncesi yaygındır.

Bu, kasıtlı olarak indüklenen ve / veya sürekli kilo kaybına yol açar, çünkü şişman bir vücut korkusu, etkilenenler için köklü ve kuvvetli bir fikirdir. Kişi kendisine, kısıtlı gıda seçimiye, aşırı sporla, kendinden kaynaklanan kusma ve iştah baskılayıcıların ve müshillerin aşırı kullanımı ile yetersiz beslenmenin yolunu açar ve bu durum da fiziksel işlev bozukluğuna neden olur.

çeşitli semptomlar anoreksiya ile ilişkilidir. Açlık ve laksatiflerin ve drenaj tabletlerinin yanlış kullanımı sonucunda aşırı zayıflama meydana gelir. Artan aktivite seviyesi, hastalığa ilişkin içgörüsüzlük ve vücut farkındalığının bozulması da bu semptomlar arasında bulunabilir. Bu hastalıkta kendinden kaynaklı kusma ile gizli besleme aşamaları da vardır. Sekonder amenore, kronik kabızlık, bradikardi, hipotansiyon, yavaş solunum hızı, deri bozuklukları, düşük vücut ısısı, soğuğa karşı artan duyarlılık, hipoglisemi ve hipokalemi gibi diğer başlıca belirtilerden de bahsedilebilir.

Anoreksiya tanısı koymak için aşağıdaki genel koşulların karşılanması gerekir:

  • Kilo kaybı veya kilo alımının olmaması, normal ağırlığın % 15´in altında bir vücut ağırlığına yol açar.
  • Kilo kaybı, bazı besleyici gıdalardan kaçınarak gerçekleştirilir.
  • Etkilenenler kendileri için çok düşük bir ağırlık eşiği belirler ve şişmanlama yada şişman olma konusunda derin bir korku duyarlar.
  • Bu durum kadınlarda, cinselliğe karşı ilgi kaybı ve erkeklerde güç kaybı ile ortaya çıkar.

Anoreksiya nervoza

Bu anoreksiya için teknik terimdir. Psikolojik yeme bozuklukları alanından kaynaklanan bir zihinsel bozukluktur.

Anoreksiya nervoza, nedeni ne olursa olsun, genel olarak anoreksiyi tanımlayan anoreksiya terimi ile eşanlamlı değildir. Anoreksiya içinde, (sadece) gıda alımının azaltıldığı kısıtlayıcı tip ile alınımın örneğin kusma yoluyla azaltıldığı temizleme tipi arasında bir ayrım yapılabilir.

Hastaların çoğu vücut yapısı bozukluğundan muzdariptir. Zayıf olmasına rağmen, kendilerini çok şişman olarak algılarlar. Benlik saygısı sadece işindeki, hobi veya özel hayatındaki genel performansa değil, özellikle vücut ağırlığının kontrolüyle gerçekleşir. (buna bağlıdır).

Hastalık çoğunlukla genç yaşlarda başlar ve daha sonra kontrolden çıkan bir kilo kaybı ile başlar. Hastalık yetişkinlerde de olabileceği gibi ergenlikten önce de ortaya çıkabilir. Bu hastalığa maruz kalanlardan her oniki kişiden biri erkektir. Hastalık nadirende olsa kısa süreli bir tedavi ile iyileştirilebilir. Hastalığın seyri genellikle uzar ve mevcut tedaviler ayrıca hastalığı tedavi etmek için yeterli olmaz. Anoreksiya en yüksek ölüm oranına sahip akıl hastalıklarından biridir. Etkilenenlerin yaklaşık % 15’i bu hastalıktan dolayı hayatlarını kaybederler.

Anoreksiya nervoza ayırt edici özelliği, özellikle yağ yapıcı düşüncesi ile terkedilen gıdaların alımının azaltılmasıyla kendiliğinden meydana gelen kilo kaybıdır. Bulimia nervoza´ya benzer bir tasfiye tipi anoreksiya nervoza da vardır.Bu tür hastalıktan muzdarip olanlar, kendiliğinden kaynaklanan kusma, iştah baskılayıcıların yanlış kullanımı, müshil veya diüretikler (suyu temizlemek için alınan ilaç), lavman kullanımı veya aşırı fiziksel aktivite yoluyla kilo kaybını hızlandırır .

Bulimia nervoza’dan ana ayırıcı vücut ağırlığıdır. Kendi kendine indüklenen düşük kilolu ve vücut kitle indeksi (VKİ) 17.5’in altındaysa anoreksiya nervoza tanısı konur.

Hastaların düşünceleri daraltılır ve düşünceleri her zaman beslenme, kilo ve vücut yapısı konuları etrafında döner. Soğuğa karşı çok hassastırlar. vücut metabolizmasını yavaşlattığı ve izole deri altı vücut yağından yoksun olduğu için vücut sıcaklıkları düşük olabilir.

Diğer semptomlar baş dönmesi, bayılma ve hormonal bozuklukları içerir. Adet dönemi kadınlarda yoktur. Doğum kontrol hapı bu semptomları örter, bu nedenle adet döneminin ortaya çıkması anoreksiya nervoza için kesin bir dışlama kriteri değildir. Bununla birlikte, yapay olarak sağlanan hormonlar, hormon dengesinin tamamını düzenlemez. Hastalık ergenlikten önce başlarsa, boyuttaki büyüme erken biter ve cinsel olgunluk meydana gelmez veya sadece bir gecikmeyle gerçekleşir. Geçkızlarda meme oluşumu gelişmez.

Anoreksiya ciddi ve potansiyel olarak ölümcül bir hastalıktır. Aşırı düşük kilo ciddi fiziksel sonuçlara neden olur. Bu hastaları mümkün olan en kısa sürede tedavi etmek önemlidir.

Anorgazmi

Anorgazmi, cinsel aktivite sırasında orgazm yaşayamama durumunu ifade eden bir cinsel işlev bozukluğudur. Hem erkeklerde hem de kadınlarda görülebilir, ancak kadınlarda daha yaygındır. Anorgazmi, bireylerin cinsel yaşamlarında ve ilişkilerinde stres ve memnuniyetsizliğe yol açabilir.

Anorgazminin çeşitli nedenleri olabilir, bunlar şunları içerir:

  1. Psikolojik faktörler: Cinsel performans kaygısı, stres, depresyon, geçmiş cinsel travma veya suçluluk duyguları anorgazmiye katkıda bulunabilir.
  2. Fiziksel faktörler: Hormonal dengesizlikler, kronik hastalıklar, ameliyatlar, ilaçlar ve yaşlanma gibi durumlar cinsel işlevi etkileyebilir ve anorgazmiye yol açabilir.
  3. İlişki sorunları: İletişim eksikliği, güvensizlik, duygusal mesafe ve cinsel uyumsuzluk gibi ilişki sorunları da anorgazmiye neden olabilir.

Anorgazminin tedavisi, altta yatan nedenlere ve bireysel durumlara bağlı olarak değişir. Genellikle tedavi, cinsel eğitim, cinsel terapi, bireysel ve/veya çift terapisi, stres yönetimi ve rahatlama tekniklerini içerir. Fiziksel nedenler söz konusu olduğunda, tıbbi değerlendirme ve uygun tedaviler önemlidir. Örneğin, hormonal dengesizlikler için hormon tedavisi veya belirli ilaçların kullanılması düşünülebilir.

Anormal alışkanlıklar

Anormal alışkanlıklar, sosyal, kültürel veya tıbbi açıdan kabul edilebilir olmayan veya uygun olmayan davranışlar veya rutinler olarak tanımlanabilir. Bu tür alışkanlıklar, bireyin sosyal yaşamına, işlevselliğine ve genel sağlığına zarar verebilir. Anormal alışkanlıkların nedenleri ve etkileri geniş bir yelpazede olup, kişiden kişiye değişiklik gösterebilir.

Anormal alışkanlıkların bazı örnekleri şunlardır:

  1. Madde kötüye kullanımı: Alkol, uyuşturucu veya reçeteli ilaçların aşırı ve düzensiz kullanımı, bağımlılığa ve sağlık sorunlarına yol açabilir.
  2. Kompulsif yeme: Duygusal veya psikolojik faktörlerle tetiklenen kontrolsüz yeme atakları, obezite ve diğer sağlık sorunlarına neden olabilir.
  3. Patolojik kumar: Kumar oynama dürtüsünün kontrol edilememesi, finansal ve ilişkisel sorunlara yol açabilir.
  4. Trichotillomania: Stres veya anksiyete nedeniyle kendi saçlarını yolma eğilimi, cilt tahrişi ve saç kaybına neden olabilir.

Anormal alışkanlıkların tedavisi, altta yatan nedenlere ve bireyin özgül durumuna bağlı olarak değişir. Psikoterapi, danışmanlık, destek grupları ve farmakolojik tedaviler gibi tedavi seçenekleri, alışkanlıkların nedenlerini ve etkilerini ele almak için kullanılabilir. Özellikle bilişsel-davranışçı terapi (CBT) ve aile terapisi gibi psikoterapi yaklaşımları, anormal alışkanlıkların üstesinden gelmeye yardımcı olabilir.