Artık sanrı, özellikle şizofreni hastalarında görülen yaygın bir belirtidir. Bu terim, bir kişinin önceden yaşadığı gerçek bir olayı temel alan, ancak mantıksız ve gerçeklikten kopuk düşünceler ve inançlar içeren sanrılarını ifade eder. Artık sanrılar, kişinin geçmişteki olayları hatalı ve anlamsız bir şekilde yorumlaması sonucu ortaya çıkar.
Örneğin, bir kişi geçmişte yaşadığı sosyal etkileşimin detaylarını hatırlıyor olabilir, ancak şu anda bu olayı, başkalarının kendisi hakkında kötü düşündüğü ya da ona zarar vermek istediği gibi gerçek dışı bir inançla bağlantılı olarak yorumlar. Bu durum, kişinin sosyal çevresi ve ilişkileri üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir ve kişinin işlevselliğini ve yaşam kalitesini düşürebilir. Artık sanrılar, antipsikotik ilaçlar ve psikoterapi ile tedavi edilebilir.
Artık sendrom, bir hastalığın tedavi edilmesine veya iyileşmesine rağmen, o hastalığın belirtilerinden bazılarının devam ettiği bir durumu ifade eder. Bir başka deyişle, hastalığın asıl sebebi ortadan kalkmış olmasına rağmen, bazı belirtiler hala hastada görülebilir. Bu belirtiler genellikle hastalığın etkilediği organ veya sistemle ilgili olur.
Örneğin, bir kişi zatürre geçirmiş ve tamamen iyileşmiş olabilir, ancak bir süre daha öksürük veya halsizlik gibi belirtiler yaşayabilir. Bu durumda, kişi artık zatürre hastası olmasa da, „artık sendrom“ yaşadığı söylenebilir.
Bir diğer örnek, nörolojik bozukluklar için de geçerli olabilir. Örneğin, bir beyin travması sonrasında hastanın belirli nörolojik belirtiler yaşaması, bu belirtilerin tedaviye rağmen devam etmesi „artık sendrom“ olarak tanımlanabilir.
Özellikle psikiyatrik hastalıklarda „artık sendrom“, hastanın belirli belirtilerinin tedaviye rağmen devam ettiği durumları ifade eder. Örneğin, bir şizofreni hastası, antipsikotik tedaviye rağmen belirli belirtileri yaşamaya devam edebilir. Bu durumda, „artık sendrom“ yaşadığı söylenebilir.
„Artık stres sendromu“ genellikle bir travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) veya diğer stresle ilişkili durumlar sonrasında, hastanın belirli belirtiler yaşamaya devam ettiği durumu ifade eder. Bu belirtiler genellikle hastalığın veya travmanın çözümlendiği veya yönetildiği düşünülse bile devam eder.
Örneğin, bir kişi, bir savaş veya doğal afet gibi travmatik bir olayı yaşadıktan sonra belirli stres belirtileri (uykusuzluk, kabuslar, sürekli uyanıklık durumu vb.) yaşayabilir. Bu belirtiler genellikle TSSB tedavisi ile azaltılabilir veya hafifletilebilir. Ancak, bazı durumlarda, bu belirtiler tedaviye rağmen devam edebilir. Bu durumda, kişi „artık stres sendromu“ yaşadığı söylenebilir.
Bir kişi, özellikle de çocuklar ve gençler, travmatik bir olayı yaşadıktan sonra da artık stres sendromu yaşayabilir. Bu durumda, çocuk veya genç, olayın etkileriyle başa çıkmak için uygun stratejilere sahip olmayabilir ve bu nedenle belirli stres belirtileri yaşamaya devam edebilir.
Bu belirtiler genellikle psikoterapi, danışmanlık ve bazen ilaçlarla yönetilebilir. Ancak, her bireyin stresle başa çıkma yetenekleri ve stratejileri farklıdır, bu yüzden bazı kişilerin belirtileri daha uzun süre devam edebilir.
„Artık durum – şizofrenik“ terimi, şizofreni hastalığının belirli bir evresini ifade eder. Şizofreni, bir kişinin düşünme, duygusal tepkiler, sosyal davranış ve algılarında bozulmalarla karakterize bir psikotik bozukluktur. Şizofreni genellikle genç yetişkinlik döneminde başlar ve genellikle ömür boyu süren bir hastalıktır.
Artık durum, genellikle akut psikotik bölüm ya da bölümler sonrasında görülür ve bu evrede hastanın belirtileri daha az belirgin olabilir. Ancak, sosyal ve işlevsel yeteneklerde genellikle kalıcı bir azalma vardır. Bu evredeki belirtiler, düşünme ve konuşma bozuklukları, duygusal tepkisizlik, sosyal çekilme, işlevsel bozukluk ve ilgi kaybı gibi negatif belirtilerdir.
Artık durum – şizofrenik, hastalığın daha stabil bir evresini ifade eder, ancak bu, hastalığın tamamen iyileştiği anlamına gelmez. Hastalar genellikle devam eden tedaviye ihtiyaç duyarlar, bu da genellikle ilaçların düzenli kullanımını ve psikoterapiyi içerir. Hastalığın seyri ve belirtiler kişiden kişiye büyük ölçüde değişir, ancak çoğu şizofreni hastası, uygun tedavi ve destekle bağımsız bir yaşam sürdürebilir.
Artrit, eklemlerde iltihaplanma anlamına gelir ve genellikle eklem ağrısı ve sertliği ile kendini gösterir. Bu terim, 100’den fazla farklı türü ifade edebilen geniş bir durumu tanımlar. Osteoartrit ve romatoid artrit en yaygın türlerdir, ancak lupus ve gut da artrit türleridir.
- Osteoartrit: Bu, eklemleri etkileyen en yaygın artrit türüdür. Eklem kıkırdağının aşınması sonucunda ortaya çıkar, genellikle yaşlanma ile ilişkilidir.
- Romatoid artrit: Bu, bir otoimmün hastalıktır, yani vücudun bağışıklık sistemi yanlışlıkla kendi hücrelerine saldırır. Bu durumda, eklemler etkilenir, genellikle eller ve ayaklar.
Artritin belirtileri genellikle ağrı, sertlik, şişlik ve hareket kabiliyetinde azalma şeklinde ortaya çıkar. Belirtiler hafiften şiddetliye kadar değişebilir ve bazen hızla kötüleşebilir. Artrit tedavisi genellikle ağrıyı hafifletmek ve eklem fonksiyonunu korumak veya iyileştirmek amacıyla kullanılan ilaçları, fiziksel terapiyi ve bazen cerrahiyi içerir.
Artrogripozis Multipleks Konjenita (AMC), doğumda iki veya daha fazla vücut bölgesinde kalıcı eklem sertliği (kontraktürler) ile karakterize bir durumdur. Bu durum, kasların normalden daha az geliştiği ve genellikle daha zayıf olduğu bir grup duruma aittir.
AMC’nin belirtileri çocuktan çocuğa değişir ve bazıları hafif semptomlar gösterirken, diğerleri daha ciddi semptomlar gösterir. Bu belirtiler genellikle kalıcı eklem sertliği ve hareket kısıtlılığı, anormal hareketler ve pozisyonlar, zayıf kas kuvveti ve gelişme ve kas küçülmesi (atrofi) içerir.
AMC’nin nedeni genellikle bilinmez, ancak genetik faktörler ve gebelik sırasında çevresel etkilerin rol oynayabileceği düşünülmektedir. Bu durum genellikle genetik değildir ve çoğunlukla rastgele (sporadik) olarak görülür.
Tedavi genellikle belirtileri yönetmeye yöneliktir ve fiziksel terapi, ortezler, ve bazen cerrahi içerir. Tedavi genellikle bir ekip yaklaşımını gerektirir ve çocuk doktorları, ortopedi uzmanları, fiziksel terapistler ve diğer sağlık profesyonelleri içerir. Tedavi planı genellikle çocuğun belirli semptomlarına ve ihtiyaçlarına göre özelleştirilir.
Artropati, genellikle ağrı, şişlik ve sertlikle karakterize olan eklem hastalıklarını ifade eden genel bir terimdir. Bu terim, spesifik bir hastalık veya durumu belirtmez, ancak genel olarak bir eklem rahatsızlığını ifade eder.
Artropati, birçok farklı koşul sonucunda ortaya çıkabilir. Örneğin, osteoartrit, romatoid artrit ve gut gibi durumlar tüm artropatilere örnek olarak verilebilir. Ayrıca, bazı sistemik hastalıklar ve enfeksiyonlar da artropatiye yol açabilir.
Artropatinin tedavisi, altta yatan koşula ve belirtilerin şiddetine bağlıdır. Tedavi genellikle ağrıyı yönetmeye, inflamasyonu azaltmaya, eklem fonksiyonunu iyileştirmeye ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatmaya yöneliktir. Bu, yaşam tarzı değişiklikleri, ilaçlar ve bazen cerrahi prosedürleri içerebilir.
„Arzu etmek“ bir şeyi istemek, ona karşı yoğun bir istek veya talep hissetmek anlamına gelir. Bu genellikle bir kişinin belirli bir şeyi elde etmek, belirli bir durumu yaşamak veya belirli bir sonuca ulaşmak için duyduğu güçlü istek veya hedefi ifade eder. Bu ifade, genellikle hem fiziksel hem de duygusal ihtiyaçları ve istekleri tanımlamak için kullanılır.
„Arzu nevrozu“ ifadesi genellikle bir kişinin belirli bir arzusuna ya da isteğine odaklanan ve bu arzu ya da istek tarafından engellendiğini ya da kısıtlandığını hisseden bir kişi tarafından yaşanan bir tür nevrotik durumu tanımlamak için kullanılır. Ancak, bu terim genellikle tıbbi bir tanı olarak kabul edilmez ve daha çok kişinin psikolojik durumunu tanımlamak için kullanılır. Bu tür bir nevroz genellikle endişe, huzursuzluk, stres ve bazen de obsesif düşüncelerle ilişkilendirilir.