Asidoz, vücut sıvılarında aşırı asit birikimi sonucu oluşan bir durumdur. Bu durum, kanın normal pH değerinin 7.35’in altına düşmesi ile karakterize edilir. pH, bir çözeltinin asidik veya bazik (alkali) olduğunu gösteren bir ölçüdür. Sağlıklı bir vücutta kanın pH değeri genellikle 7.35 ile 7.45 arasında olmalıdır.
Asidoz iki ana tipe ayrılır: Metabolik asidoz ve solunum asidozu.
- Metabolik asidoz: Bu durum, vücutta çok fazla asit oluştuğunda veya böbreklerin yeterince asit atamadığında ortaya çıkar.
- Solunum asidoz: Bu tür asidoz, akciğerlerin karbondioksiti (vücudun asidik bir gazı) hızlı ve etkin bir şekilde atamadığında meydana gelir. Bu, genellikle solunum yetersizliğine neden olan bir hastalığın sonucudur.
Asidoz belirtileri halsizlik, nefes darlığı, karışıklık ve baş ağrısı olabilir. Ciddi vakalarda komaya veya ölüme yol açabilir. Asidozun altta yatan sebebi belirlenip tedavi edilmediği sürece durum kötüleşebilir.
„Asil tendonu“ (Achilles tendonu olarak da bilinir), baldırın arka kısmındaki en büyük ve en güçlü tendondur. Ayak bileğini ve topuğu baldır kaslarına bağlar ve yürüme, koşma ve zıplama gibi hareketleri mümkün kılar.
Asil tendonu, ismini Yunan mitolojisi’ndeki kahraman Achilles’ten alır. Efsaneye göre, Achilles savaşta sadece topuğundan vurularak yaralanabilirdi ve sonunda bir okla topuğundan vurularak öldü. Bu nedenle, bu tendon genellikle Achilles tendonu olarak adlandırılır.
Asil tendonu aşırı kullanım veya ani hareketler sonucunda yaralanabilir. Bu durum genellikle sporcular arasında görülür ve aşırı gerilme, yırtılma veya tam kopma şeklinde olabilir. Asil tendonu yaralanmaları genellikle ağrı, şişlik ve hareket kabiliyetinde azalmaya neden olur.
„Asimilasyon“, genel olarak bir bireyin veya grubun başka bir kültürün normlarını, değerlerini ve davranışlarını benimsemesi anlamına gelir. Bu terim ayrıca sosyal bilimlerde, göçmenlerin veya azınlıkların çoğunluk kültürünün normlarına ve değerlerine uyum sağlamasını ifade eder.
Biyoloji ve fizyoloji alanında asimilasyon, besinlerin sindirilip vücut hücrelerine alınması sürecini ifade eder.
Psikolojide ise asimilasyon, Jean Piaget’nin bilişsel gelişim teorisinde önemli bir kavramdır. Buna göre, asimilasyon, yeni bilginin mevcut bilişsel yapılar veya şemalar içine dahil edilmesi sürecidir. Bu, çocukların dünyayı anlamaları ve öğrenmeleri için temel bir mekanizmadır. Örneğin, bir çocuk daha önce hiç görmediği bir tür hayvanı gördüğünde, bu hayvanı mevcut hayvan bilgisi şemasına dahil edebilir (örneğin, bir köpeğe benzediği için yeni hayvanı bir „köpek“ olarak adlandırabilir). Bu, asimilasyon sürecinin bir örneğidir.
„Asit“, kimya biliminde proton (H+ iyonu) verme özelliği olan moleküllere verilen genel isimdir. Proton verme özelliği olan moleküllere asit denir çünkü suyla reaksiyona girdiklerinde hidrojen iyonları (H+) oluştururlar. Asitler, genellikle ekşi tatları ve metallerle reaksiyona girerek hidrojen gazı üretme özellikleri ile bilinirler.
Asitler, ayrıca pH ölçeğinde düşük değerlere (0-6 arası) sahip çözeltiler oluştururlar. Örneğin, limon suyu ve sirke asidiktir çünkü pH’ları 7’nin altındadır.
Asitler, çeşitli endüstriyel uygulamalarda, gıda koruyucularında ve temizlik ürünlerinde kullanılır. Ayrıca biyolojik süreçlerde de önemli rol oynarlar. Örneğin, mide asidi (hidroklorik asit), sindirim sürecinde önemli bir role sahiptir.
Asitler, aynı zamanda bazı kimyasal reaksiyonların gerçekleşmesi için gerekli olan protonları sağlarlar. Ancak, yoğun asitler ciltle temas ettiğinde yanıklara ve diğer ciddi yaralanmalara neden olabilir. Bu nedenle, asitlerle çalışırken dikkatli olunmalıdır.