Bazal beyin

„Bazal beyin“ ifadesi, genellikle beyin sapı ve bazal ganglionlar gibi, beyin ve omurilik arasındaki iletişimde önemli rol oynayan beyin bölgelerini ifade eder. Bu terim genellikle anatomik veya fizyolojik bağlamda kullanılır ve belirli bir bölge veya yapıyı tanımlamak için kullanılır.

Bazal beyin, bilinç durumlarını, uyanıklığı ve uyku-uyanıklık döngüsünü düzenleyen yapılar, otonom fonksiyonları kontrol eden merkezler ve motor hareketleri düzenleyen bazal ganglionlar gibi bir dizi önemli işlevi olan yapıları içerir. Bu nedenle, bu bölgedeki herhangi bir hasar veya disfonksiyon, bir dizi farklı semptom veya duruma neden olabilir, örneğin Parkinson hastalığı, Huntington hastalığı, ve diğer hareket bozuklukları.

Bazal ganglion

Bazal ganglionlar, beynin derinlerinde bulunan ve bir dizi karmaşık işlevi olan bir grup sinir hücresi yapılarıdır. Bu yapılar, hareketin düzenlenmesi, öğrenme, duygusal tepkiler ve ödülle ilgili davranışlar dahil olmak üzere birçok işlevi yerine getirirler.

Bazal ganglionlar, beyindeki diğer bölgelerle geniş çapta bağlantılar kurarlar ve beyindeki bilgi akışını düzenlemeye yardımcı olurlar. Bu nedenle, bu yapıların herhangi bir kısmının hasar görmesi veya işlevini kaybetmesi çeşitli hareket bozukluklarına ve diğer nörolojik durumlara neden olabilir. Örneğin, Parkinson hastalığı ve Huntington hastalığı, bazal ganglionların işlev bozukluğuna bağlı olarak gelişir.

Bazal ganglionlar genellikle şunları içerir:

  1. Kaudat çekirdek
  2. Putamen
  3. Globus pallidus
  4. Subthalamic çekirdek
  5. Substantia nigra

Bu beş ana yapı, bilgiyi alır, işler ve beyindeki diğer bölgelere geri gönderir. İşte bu karmaşık etkileşimler, hareketlerin düzenlenmesinden duygusal tepkilere kadar birçok farklı işlevi sağlar.

Bazal metobolizma

Bazal metabolizma, bir bireyin dinlenme durumunda iken vücudunun gerçekleştirdiği minimum enerji harcamasını ifade eder. Genellikle „bazal metabolizma hızı“ (BMR) olarak adlandırılır ve bir kişinin dinlenirken tükettiği kalori miktarını belirler.

Bazal metabolizma hızı, bir kişinin yaşına, cinsiyetine, boyuna, kilosuna ve genel sağlık durumuna bağlı olarak değişiklik gösterir. Bazal metabolizma, vücudun temel fonksiyonlarını sürdürmek için gereken enerjiyi kapsar. Bu fonksiyonlar, solunum, kan dolaşımı, hücre üretimi, besinlerin emilimi, protein sentezi ve vücut ısısının düzenlenmesi gibi işlemleri içerir.

Bazal metabolizma hızı, bir kişinin günlük enerji ihtiyacının büyük bir kısmını oluşturur. Bu nedenle, kilo verme veya kilo alma hedefleri olan kişiler genellikle bazal metabolizma hızlarını hesaba katarlar. Bazal metabolizma hızını etkileyen faktörler arasında yaş, cinsiyet, genetik, vücut kompozisyonu, hormonal durum ve genel sağlık durumu bulunur.

Bazal stimülasyon

Bazal stimülasyon, özellikle çoklu engellilere veya ciddi bilişsel ve duyusal bozuklukları olan kişilere yönelik kullanılan bir terapi yaklaşımıdır. Bu yaklaşım, duyusal deneyimlere ve hareketin temel deneyimlerine odaklanan iletişim ve algı üzerine kuruludur.

Bazal stimülasyon kavramı, 1970’lerde Alman özel eğitim öğretmeni Andreas Fröhlich tarafından geliştirilmiştir. Amaç, dokunma, denge ve kendi bedeninin uzayda algılanması (propriosepsiyon) gibi en temel insan duyularını kullanarak anlamlı deneyimler ve etkileşimler yaratmaktır. Bazal stimülasyon aktiviteleri, farklı dokuları hissetmek, sallanma veya sallanma yoluyla hareketi deneyimlemek veya farklı sesleri duymak gibi bir dizi deneyimi içerebilir. Bu aktiviteler, iletişimi, iyi oluş hali ve çevrenin anlaşılmasını teşvik etmeyi amaçlar.

„Basal“ olarak adlandırılmasının sebebi, diğer bilişsel veya fiziksel yeteneklere bakılmaksızın tüm insanların algıladığı ve yanıt verdiği temel, temel duyusal deneyimlere atıfta bulunmasıdır.

Bazofobi

„Bazofobi“, genellikle bir kişinin düşme korkusu olarak tanımlanır. Bu korku, hem yürürken düşme korkusunu hem de genel olarak ayakta durma veya yüksek bir yerden düşme korkusunu içerebilir. Bazofobi genellikle yaşlılıkla ilişkilidir çünkü yaşlandıkça düşme riski artar. Ancak, bu durum sadece yaşlı bireyleri etkilemez, gençler ve çocuklar da bu tür bir korkuya sahip olabilirler. Bazofobi, bazen belirli bir travma sonrası veya diğer anksiyete bozukluklarıyla birlikte gelişebilir. Psikolojik danışmanlık ve terapi, bu tür bir fobinin üstesinden gelmeye yardımcı olabilir.