Fallik evre

Fallik evre, Sigmund Freud’un psikoseksüel gelişim teorisine göre çocukluk dönemindeki üçüncü evredir. Bu evre, yaklaşık 3 ila 6 yaşları arasında gerçekleşir ve cinsellikle ilgili temel bir dönemdir. Fallik evre, çocuğun cinsel kimliğini ve cinsel rolleri keşfettiği ve anlamaya başladığı bir aşamadır.

Bu dönemde, çocuklar cinsel organları ve cinselliği daha fazla fark etmeye başlarlar. Erkek çocuklar için bu dönemde „Ödipus Kompleksi“ ortaya çıkar. Çocuk, annesine karşı cinsel bir çekim hissederken, babasını rekabetçi bir figür olarak görür ve babayı „rakip“ olarak algılayarak babasıyla rekabet etme eğilimindedir. Kız çocuklar için ise benzer bir durum „Elektra Kompleksi“ olarak adlandırılır.

Freud’a göre, çocuklar bu dönemi tamamladıklarında, cinsel kimliklerini ve cinsel rollerini daha net bir şekilde kavrayacak ve sağlıklı bir şekilde gelişim göstereceklerdir. Ancak bu süreçte bazı zorluklar yaşanabilir ve çocukların yetişkinlik dönemindeki kişiliklerine ve davranışlarına etkisi olabilir.

Günümüzde Freud’un psikoseksüel gelişim teorisi, eleştiriye ve değişikliklere uğramış olup, modern psikoloji ve gelişim psikolojisi diğer faktörleri de dikkate alarak çocukların gelişimini anlamak için farklı teoriler kullanmaktadır.

Falsetto

Falsetto, bir erkeğin normal konuşma veya şarkı söyleme sesinden daha yüksek bir sesle şarkı söylemesidir. Bu ses, genellikle erkeklerin normal ses aralığının üzerine çıktıkları, daha ince ve tiz bir sestir. Falsetto, vokal kordların titreşimleriyle oluşur ve normal sesin devamı olarak düşünülmez.

Falsetto, özellikle müzikte, vokal performanslarda veya şarkı söyleme sırasında kullanılır. Birçok erkek şarkıcı, yüksek notalara ulaşmak veya vokal tekniklerini çeşitlendirmek için falsetto sesini kullanır. Kadınlar da falsetto kullanabilirler, ancak genellikle erkeklerin ses aralığında daha yüksek notalara ulaşma ihtiyacı nedeniyle daha yaygın olarak görülür.

Falsetto, çeşitli müzik türlerinde, özellikle pop, rock, soul ve R&B gibi türlerde sıkça kullanılan bir vokal tekniğidir. Bu teknik, vokalistlere daha geniş bir vokal aralığı ve şarkı söyleme tarzlarında daha fazla esneklik sağlayabilir.