Gözaltı psikozu, kişinin gözaltında veya tutuklu olduğu sırada yaşadığı psikolojik bir durumu ifade eder. Bu durum, genellikle stres, kaygı ve baskı altında olan bireylerde ortaya çıkar. Gözaltı psikozu, bazen „interrogatory suggestibility“ olarak da adlandırılır.
Gözaltı psikozunun belirtileri şunlar olabilir:
1. Sanrılar: Kişi gerçek dışı inançlar geliştirir. Örneğin, polisin onu öldürmeye çalıştığına veya casusların kendisini izlediğine inanabilir.
2. İllüzyonlar: Kişi gerçek nesneleri yanlış bir şekilde algılar. Örneğin, gözaltındaki bir kişi duvarın içinde gizli mikrofonlar olduğuna inanabilir.
3. Şüphecilik: Kişi etraflarındaki insanlara güvenmez, komplo teorileri geliştirir ve şüpheci bir tavır sergiler.
4. Ajitasyon ve Anksiyete: Kişi endişeli, huzursuz ve sinirli olabilir. Uykusuzluk, iştah kaybı ve diğer anksiyete belirtileri yaşayabilir.
5. Sesler Duyma: Kişi sanal sesler duyduğunu iddia edebilir. Bu sesler, kişinin başkalarının onun hakkında konuştuğunu veya tehdit ettiğini düşündüğü içsel sesler olabilir.
Gözaltı psikozunun nedenleri karmaşıktır ve genellikle kişinin psikolojik durumu, yaşadığı stres, izolasyon ve yargı sürecinin etkisiyle ilişkilendirilir. Gözaltı psikozu yaşayan kişilere destek ve tedavi sağlanması önemlidir. Bu, bir psikiyatrist veya psikolog tarafından yapılabilir ve bireyin rahatlatılması ve güvende hissetmesi için önemlidir. Ayrıca, gözaltında bulunan kişilerin haklarının korunması ve adil bir yargı sürecinin sağlanması da büyük önem taşır.