Hematemez, kanlı kusma olarak da bilinir ve mide içeriğiyle birlikte kanın kusulduğu bir tıbbi durumu tanımlar. Bu durum, ciddi bir sağlık sorununun belirtisi olabilir ve hemen tıbbi müdahale gerektirebilir.
Hematemez, farklı nedenlerle ortaya çıkabilir. Bu nedenler arasında şunlar yer alabilir:
- Peptik Ülser: Mide veya onikiparmak bağırsağı ülseri kanamaları, kanlı kusmaya yol açabilir.
- Mide Kanamaları: Mide iç yüzeyindeki kan damarlarının yırtılması veya tahriş olması sonucu kanamalar meydana gelebilir.
- Özofagus Varisleri: Karaciğer sirozu gibi durumlar, özofagus (yemek borusu) içindeki damarların genişlemesine neden olabilir ve bu damarlar kolayca kanayabilir.
- Mallory-Weiss Sendromu: Şiddetli kusma sırasında mide ve yemek borusu arasındaki bağlantıda yırtılmalar olabilir.
- Kanama Bozuklukları: Kanın pıhtılaşma yeteneğini etkileyen durumlar, kanamalara yol açabilir.
- Yabancı Cisim Yutma: Yutulan sivri veya kesici bir nesne, mide veya bağırsakları tahriş ederek kanamalara neden olabilir.
- Kanser: Mide veya yemek borusu kanseri gibi kanser türleri kanamalara yol açabilir.
Hematemez, kanlı kusmanın yanı sıra bazen siyah, katran gibi görünen kanlı dışkıya da yol açabilir. Bu durum, acil tıbbi müdahale gerektirebilir, çünkü kan kaybı hayati tehlike oluşturabilir.
Hematemez semptomları gösteren bir kişi, derhal bir sağlık profesyoneli tarafından değerlendirilmelidir. Hematemezin nedenine bağlı olarak tedavi yaklaşımı değişebilir, bu nedenle doğru tanı ve tedavi önemlidir.
Hemato-ensefalik bariyer (HEB), beyin ve omurilik sıvısı ile kandan gelen zararlı maddeler arasında bir bariyer görevi gören özel bir yapıdır. Bu bariyer, merkezi sinir sisteminin (beyin ve omurilik) sağlığını korumak ve dengesini sürdürmek için oldukça önemlidir. Hemato-ensefalik bariyerin ana görevi, kan dolaşımından gelen toksinler, mikroplar, zararlı kimyasallar ve diğer potansiyel tehlikeli maddelerin beyin dokusuna geçmesini engellemektir.
Hemato-ensefalik bariyerin temel bileşeni, özel bir hücre tabakası olan endotel hücreleridir. Bu hücreler, beyin kapillerlerinin (küçük kan damarlarının) iç yüzeyini kaplar ve bu kapillerlerin içindeki maddelerin beyne girişini kontrol ederler. Endotel hücrelerinin arasındaki sıkı bağlantılar ve özelleşmiş zararlı maddeleri dışarıya pompalamak için aktif taşıma sistemleri, bu bariyerin işlevselliğini sağlar.
HEB, birçok yararlı maddeyi de beyne geçişine izin verir, çünkü beyin ve omurilik sıvısının normal işlevlerini sürdürebilmesi için bazı besin maddelerine ve oksijene ihtiyacı vardır. Ancak, zararlı veya yabancı maddelerin geçişini sıkı bir şekilde kontrol eder. Bu nedenle, enfeksiyonlar, toksinler veya inflamasyon gibi durumlar, HEB’in geçirgenliğini artırabilir ve bu da sağlık sorunlarına neden olabilir.
Hemato-ensefalik bariyer, merkezi sinir sisteminin koruyucu kalkanı olarak düşünülür ve birçok nörolojik hastalığın teşhisinde ve tedavisinde önemli bir rol oynar. HEB, ilaçların beyne geçişini kontrol etme açısından da büyük öneme sahiptir, çünkü bazı ilaçların bu bariyeri aşabilmesi gerekebilir. Bu nedenle, HEB hakkında daha fazla anlayış, nörolojik bozuklukların tedavi ve araştırılmasında büyük bir öneme sahiptir.
Hematolagnia, bazı kişilerin cinsel uyarılma veya tatmin elde etmek için kanla ilgili fetişistik eğilimlere sahip olduğu bir cinsel fetiş türüdür. Hematolagnia terimi, „hema“ kelimesi (kan anlamına gelir) ve „lagneia“ kelimesi (cinsel arzu veya zevk anlamına gelir) kökenlerine sahiptir.
Hematolagnia yaşayan kişiler, kanın görünümü, kokusu veya teması nedeniyle cinsel olarak uyarılabilirler. Bu tür fetişist eğilimler, herhangi bir cinsel eğilim gibi kişiden kişiye değişebilir ve nadir bir durumdur. Ancak bazı kişiler için kan veya kanla ilgili fetişler cinsel olarak uyarıcıdır.
Hematolagnia ya da benzeri fetişler, kişilerin sağlığına veya güvenliğine zarar verebilecek eylemler içeriyorsa veya başkalarının rızası olmadan gerçekleştiriliyorsa cinsel işlev bozukluğu veya hukuki sorunlara neden olabilir. Bu tür fetişlerle başa çıkmak veya tedavi arayışında olan bir kişi, bir cinsel sağlık uzmanına başvurabilir.
Cinsel fetişler, herhangi bir cinsel eğilim gibi çeşitlilik gösterebilir ve kişinin cinsel tercihleri ve fetişleri kişiseldir. Ancak, sağlıklı ve rıza temelli cinsel ilişkilerde her iki tarafın da mutluluğu ve güvenliği ön planda olmalıdır.
Hematolog, hematoloji adı verilen tıp dalıyla ilgilenen bir tıp uzmanıdır. Hematoloji, kan ve kan yapıcı organlar gibi hematopoetik sistemle ilgilenen bir tıp dalıdır. Hematologlar, kan hastalıklarını, kanserleri, bağışıklık sistemi sorunlarını ve kanın bileşenleri üzerindeki diğer rahatsızlıkları teşhis etmek ve tedavi etmekle ilgilenirler.
Hematologlar, çeşitli laboratuvar testleri, görüntüleme teknikleri ve klinik değerlendirmeler kullanarak hastaların durumlarını değerlendirirler. Kan kanserleri (lenfoma, lösemi, miyelom), pıhtılaşma bozuklukları, anemi, kemik iliği hastalıkları ve bağışıklık sistemi sorunları gibi bir dizi kanla ilgili sağlık sorununun teşhis ve tedavisini yaparlar.
Hematologlar, kan nakilleri, kemik iliği nakilleri ve kan pıhtılaşmasını kontrol etmek için antikoagülan tedaviler gibi tedavi yöntemlerini kullanabilirler. Hematoloji, tıbbın önemli bir dalıdır ve hematologlar, kan hastalıkları ve bağışıklık sistemini etkileyen rahatsızlıkları teşhis ederek ve tedavi ederek hastaların sağlığını koruma konusunda önemli bir rol oynarlar.
Hematomyelia, omuriliğin içindeki kanamayı ifade eden bir terimdir. Omurilik, merkezi sinir sisteminin bir parçasıdır ve vücuttaki iletişimi ve koordinasyonu sağlar. Hematomyelia, omuriliği çevreleyen dura adı verilen zarın altına veya omuriliğin içine kanın sızdığı bir durumu tanımlar.
Bu durum genellikle omuriliği besleyen damarların yaralanması, travma, tıbbi prosedürler veya bazı kanama bozuklukları sonucu meydana gelir. Hematomyelia, omuriliğe baskı yapabilir ve bu da sinir iletimini engelleyerek ciddi nörolojik sorunlara yol açabilir.
Hematomyelia belirtileri, omurilik yaralanmasının yeri ve şiddetine bağlı olarak değişebilir. Bunlar arasında sırt veya boyun ağrısı, zayıflık, felç, duyu kaybı, idrar ve bağırsak kontrolünün kaybı gibi belirtiler bulunabilir. Hematomyelia teşhisi, genellikle görüntüleme testleri (örneğin manyetik rezonans görüntüleme veya bilgisayarlı tomografi) ile konur.
Tedavi, kanamanın nedenini belirlemeyi ve kanamayı kontrol altına almayı içerir. Ayrıca omurilik hasarını en aza indirgemek ve nörolojik iyileşmeyi teşvik etmek için rehabilitasyon tedavileri gerekebilir. Hematomyelia, ciddi bir tıbbi acil durumdur ve zamanında tanı ve tedavi hayati önem taşır.
Hematosel, skrotum adı verilen torbalarda meydana gelen kan birikimidir. Skrotum, testislerin bulunduğu ve sperm üretimini destekleyen bir yapıdır. Hematosel, skrotum içindeki damarların yaralanması sonucu oluşan bir durumdur ve genellikle travma, cerrahi müdahale, testis torbasının darbeleri veya bazen kan pıhtılaşma bozuklukları gibi nedenlerle meydana gelebilir.
Hematosel belirtileri şunlar olabilir:
1. Skrotumda şişlik ve ağrı: Skrotumda kan birikimi nedeniyle şişlik ve ağrı görülebilir. Bu şişlik ve ağrı zamanla artabilir.
2. Morarma: Hematosel, kanın birikmesi nedeniyle skrotumda morarma veya mavimsi bir renk değişikliğine yol açabilir.
3. Hassasiyet: Skrotum bölgesi dokunmaya karşı hassas olabilir.
Hematosel tanısı, genellikle fiziksel muayene ve görüntüleme testleri (örneğin, ultrason veya bilgisayarlı tomografi) ile konur. Tedavi, kan birikimini azaltmayı ve altta yatan nedeni tedavi etmeyi içerebilir. Küçük hematoseller genellikle dinlenme, soğuk kompresler ve ağrı kesicilerle tedavi edilebilir. Ancak büyük veya şiddetli vakalarda cerrahi müdahale gerekebilir.
Hematosel durumu, testislerdeki kan akışının etkilenebileceği ve testis fonksiyonlarını etkileyebileceği için ciddi bir durumdur. Bu nedenle, bu tür belirtileri olan bir kişi tıbbi yardım almalıdır.
Hemeralopi, bir kişinin gündüzleri iyi görmekte zorlandığı bir göz sorunudur. Hemeralopi, genellikle geceleri daha iyi görebilen bir kişide ortaya çıkar. Bu durum, gözlerin düşük ışık koşullarında yetersiz çalıştığı bir tür görme bozukluğudur.
Hemeralopi, genellikle retina pigment epitelinin (RPE) veya fotoreseptör hücrelerinin sorunlarına bağlı olarak ortaya çıkar. RPE, gözün arkasındaki retina tabakasının hemen altında bulunan bir dizi hücredir ve fotoreseptör hücrelerinin işlevselliği için önemlidir. Hemeralopi, özellikle bu hücrelerin işlevselliği ile ilgili sorunlar olduğunda meydana gelir.
Bu göz bozukluğunun semptomları arasında gündüzleri azalan görme keskinliği, parlak ışıklarda veya güneşte daha fazla rahatsızlık hissi ve göz kararması gibi durumlar bulunabilir. Hemeralopi, bir kişinin günlük yaşamını olumsuz etkileyebilir, özellikle dışarıda veya parlak ışık altında aktivitelerde bulunurken.
Hemeralopiye yol açan altta yatan nedenler çeşitli olabilir. Bu nedenler arasında vitamin A eksikliği, retinitis pigmentosa gibi genetik hastalıklar, retinal dejenerasyon, göz enfeksiyonları veya göz travmaları bulunabilir.
Hemeralopi tanısı, bir göz doktoru tarafından göz muayenesi ve görme testleri kullanılarak konur. Tedavi, altta yatan nedenlere bağlıdır. Örneğin, vitamin A eksikliği nedeniyle ortaya çıkan hemeralopi, vitamin takviyeleri ile tedavi edilebilir. Diğer durumlarda ise tedavi seçenekleri sınırlı olabilir.
Hemeralopiye sahip olduğunuzu düşünüyorsanız veya bu tür semptomlar yaşıyorsanız, bir göz doktoruna başvurmanız önemlidir. Altta yatan nedeni belirlemek ve uygun tedaviyi başlatmak için doktorunuz size yardımcı olacaktır.
Hemeralopia, bir kişinin gündüzleri görmekte zorlandığı bir göz hastalığıdır. Diğer bir adı da „gündüz körlüğü“ veya „güneş körlüğü“ olan bu durum, genellikle parlak gün ışığında veya yapay aydınlatma altında görme sorunları yaşayan kişilerde görülür.
Hemeralopia semptomları şunlar olabilir:
1. Gündüzleri bulanık veya azalmış görme keskinliği.
2. Parlak ışıklara veya güneş ışığına maruz kaldığında gözlerde ağrı veya rahatsızlık hissi.
3. Parlak ışık kaynaklarına bakarken görüşün daha da bozulması.
Hemeralopianın nedenleri arasında şunlar bulunabilir:
1. Retinitis pigmentosa: Genetik bir hastalık olan retinitis pigmentosa, retina hücrelerinin zamanla hasar gördüğü bir durumdur ve hemeralopiye yol açabilir.
2. A-vitamini eksikliği: A-vitamini eksikliği, göz sağlığı üzerinde olumsuz etkilere neden olabilir ve hemeralopiye yol açabilir.
3. Göz travmaları: Özellikle göz yaralanmaları sonucu meydana gelen retina hasarı, hemeralopinin bir nedeni olabilir.
4. İlaç yan etkileri: Bazı ilaçlar, göz sorunlarına yol açabilen yan etkilere sahip olabilir.
Hemeralopia tanısı, bir göz doktoru tarafından göz muayenesi ve görme testleri ile konulur. Tedavi, hemeralopinin altta yatan nedenine bağlıdır. Örneğin, A-vitamini eksikliği nedeniyle oluşan hemeralopi, A-vitamin takviyeleri ile tedavi edilebilir. Diğer nedenlere bağlı hemeralopi durumlarında, tedavi seçenekleri sınırlı olabilir.
Hemeralopiye sahip olduğunuzu düşünüyorsanız veya bu semptomları yaşıyorsanız, bir göz doktoruna başvurmanız önemlidir. Doktorunuz, altta yatan nedeni belirlemek ve uygun tedaviyi başlatmak için size yardımcı olacaktır.
Hemiaestesi, vücudun bir yarısının normalden az veya fazla hissedildiği bir durumu ifade eder. Hemiaestesi, hem duyu kaybı (hipestezi) hem de aşırı hassasiyet (hiperestezi) gibi semptomları içerebilir. Bu durum, nörolojik bir sorunun veya rahatsızlığın bir işareti olabilir.
Hemiaestesinin nedenleri arasında şunlar yer alabilir:
1. Nörolojik rahatsızlıklar: Hemiaestesi, migren, inme, multiple skleroz gibi nörolojik rahatsızlıkların bir belirtisi olabilir.
2. Travma: Kafa travması veya omurga yaralanmaları sonucu oluşan sinir hasarı, duyu bozukluklarına yol açabilir.
3. İlaçlar: Bazı ilaçlar veya ilaçların yan etkileri, duyu bozukluklarına neden olabilir.
4. Diğer sağlık sorunları: Diyabet, periferik nöropati gibi sağlık sorunları, vücutta duyu kaybına veya değişikliklere neden olabilir.
Hemiaestesi, altta yatan nedenin belirlenmesi ve uygun tedavi için bir doktora başvurmayı gerektirir. Nedenin tanımlanmasının ardından, tedavi seçenekleri belirlenebilir ve semptomların kontrol altına alınması için bir plan oluşturulabilir. Bu nedenle, hemiaestesi yaşayan kişilerin bir sağlık profesyoneline danışmaları önemlidir.
Hemianopsi, bir kişinin görsel alanının yarısının kaybı veya bozulması durumunu tanımlayan bir terimdir. Genellikle gözün retinası ile beyin arasındaki iletişimdeki bir sorun nedeniyle ortaya çıkar ve görme keskinliği kaybına yol açabilir.
Hemianopsi türleri şunlar olabilir:
1. Homonim Hemianopsi: Görsel alan kaybı her iki gözde aynı yarısında meydana gelir. Yani her iki gözün aynı tarafındaki görüş kaybedilir. Örneğin, sağ homonim hemianopsi durumunda, her iki gözün sağ yarısındaki görüş kaybolur.
2. Heteronim Hemianopsi: Görsel alan kaybı her iki gözde farklı yarılarda meydana gelir. Yani her iki gözün farklı taraflarındaki görüş kaybedilir. Örneğin, sol gözün sağ yarısı ve sağ gözün sol yarısı gibi.
Hemianopsinin nedenleri arasında inme, travma, tümörler, nörolojik hastalıklar ve bazı oftalmolojik sorunlar bulunabilir. Tedavi, altta yatan nedenin belirlenmesine ve tedavi edilmesine bağlı olarak değişebilir. Özellikle nedenin nörolojik bir sorun olduğu durumlarda, tedavi rehabilitasyon, göz egzersizleri ve danışmanlık gibi çeşitli yöntemleri içerebilir. Hemianopsi tanısı konan kişiler, bir göz doktoru veya nörolog tarafından değerlendirilmelidir.