Keratit

Keratit, korneanın (gözün ön yüzeyindeki saydam tabaka) iltihaplanmasıdır. Bu durum, çeşitli nedenlerden kaynaklanabilir ve tedavi edilmezse görme kaybına neden olabilir. Keratit genellikle gözün ağrılı, kırmızı ve hassas olmasına yol açar.

Keratit Nedir?

Keratit, gözün kornea tabakasında iltihaplanma olarak tanımlanır. Korneanın iltihaplanması, gözün saydam tabakasının bozulmasına ve çeşitli semptomlara neden olabilir. Keratit, viral, bakteriyel, mantar ve parazitik enfeksiyonlar gibi çeşitli nedenlerle oluşabilir.

Keratitin Nedenleri

1. Viral Enfeksiyonlar:
– Herpes Simplex Virüsü (HSV): Gözde en yaygın viral keratit nedenidir. Herpes virüsü, korneanın yüzeyini etkiler ve tekrar eden enfeksiyonlara yol açabilir.
– Varicella Zoster Virüsü: Su çiçeği ve zona virüsü, keratit geliştirebilir, özellikle zona geçirenlerde.

2. Bakteriyel Enfeksiyonlar:
– Pseudomonas Aeruginosa: Kontakt lens kullanımıyla ilişkili bakteriyel keratitlerde sıkça görülür.
– Stafilokokkus ve Streptokokkus: Bakteriyel göz enfeksiyonlarına yol açabilir.

3. Mantar Enfeksiyonları:
– Özellikle göz yaralanmaları veya gözün nemli kalması durumunda mantar enfeksiyonları gelişebilir.

4. Parazitik Enfeksiyonlar:
– Acanthamoeba: Kontakt lens kullanıcılarında görülebilir ve ciddi göz enfeksiyonlarına neden olabilir.

5. Travma ve Yaralanmalar:
– Gözdeki yaralanmalar, yabancı cisimler veya kimyasal maddeler korneanın iltihaplanmasına neden olabilir.

6. Kuru Göz Sendromu:
– Gözyaşı üretiminin yetersiz olması, korneanın kurumasına ve iltihaplanmasına yol açabilir.

7. Diğer Faktörler:
– Uzun süreli UV ışınına maruz kalma (gözün aşırı güneş ışığına maruz kalması) da keratite neden olabilir.

Belirtiler

Keratitin belirtileri, iltihaplanmanın şiddetine ve nedenine bağlı olarak değişebilir. Yaygın belirtiler şunlardır:

– Göz Ağrısı: Genellikle şiddetli olabilir ve gözün içine doğru ağrı hissi verebilir.
– Göz Kızarıklığı: Göz beyazında veya çevresinde kızarıklık görülebilir.
– Gözde Hassasiyet: Işık ve rüzgar gibi çevresel faktörlere karşı hassasiyet artabilir.
– Gözlerde Sulanma: Gözyaşı üretimi artabilir.
– Görme Sorunları: Bulanık görme veya çift görme olabilir.
– Gözde Çapaklanma veya Akıntı: Gözden iltihaplı akıntı gelebilir.
– Göz Kapaklarında Şişlik: Göz kapakları şişebilir ve kızarabilir.

Tanı ve Teşhis

Keratit tanısı genellikle göz muayenesi ve birkaç test ile konur:

1. Klinik Değerlendirme:
– Göz doktoru, semptomlar ve göz muayenesi yaparak keratiti değerlendirir.

2. Mikroskopik İnceleme:
– Gözün kornea tabakasından örnek alınabilir ve mikroskop altında incelenebilir.

3. Korneal Boya Testi:
– Gözün yüzeyinin boyanması ve iltihaplanma alanlarının belirlenmesi için özel bir boya kullanılır.

4. Laboratuvar Testleri:
– Enfeksiyonun türünü belirlemek için kültürler ve testler yapılabilir.

Tedavi

Keratitin tedavisi, iltihaplanmanın nedenine bağlı olarak değişir:

1. Viral Keratit:
– Antiviral İlaçlar: Herpes simplex virüsü nedeniyle oluşan keratitte, antiviral ilaçlar (örneğin asiklovir) kullanılabilir.
– Göz Damlası ve Merhemler: Enfeksiyonun yönetimi için kullanılabilir.

2. Bakteriyel Keratit:
– Antibiyotikler: Bakteriyel enfeksiyonlar için topikal veya sistemik antibiyotikler reçete edilebilir.

3. Mantar ve Parazitik Keratit:
– Antifungal ve Antiparazitik İlaçlar: Mantar ve parazitik enfeksiyonlar için özel ilaçlar kullanılır.

4. Kuru Göz ve Diğer Sebepler:
– Yapay Gözyaşları: Kuru gözlerin tedavisi için kullanılır.
– Göz Koruyucu Tedavi: Gözün koruma ve iyileşmesini desteklemek için.

5. Acil Durumlar:
– Göz Yıkama: Kimyasal maddelere maruz kalan gözler için acil göz yıkama yapılır.
– Cerrahi Müdahale: Şiddetli vakalarda, cerrahi müdahale gerekli olabilir.

Önleme

Keratiti önlemek için bazı önlemler alınabilir:

– Kontakt Lens Hijyeni: Kontakt lensleri doğru şekilde temizlemek ve takmak.
– Göz Koruma: Gözleri yaralanmalardan ve kimyasal maddelerden korumak.
– Kuru Gözlere Dikkat: Gözyaşı üretimini destekleyen ürünler kullanmak.
– Sağlık Kontrolleri: Düzenli göz muayeneleri ve sağlık kontrolleri yapmak.

Keratit, erken tanı ve tedavi ile genellikle iyi bir şekilde yönetilebilir. Belirtiler fark edildiğinde hemen bir göz doktoruna başvurmak önemlidir.