Yasadışı psikotropik maddelerin kullanımı ile meydana gelen bağımlılık sendromu için kullanılan terim.
Narkotikler (anestezikler)
Narkotikler anestezi yapılan ilaçlardır. Bunlar aynı zamanda uyuşturan ve zehirlenmeye neden olan ilaçlardır.
Tüm organizmayı uyuştururlar veya organizmanın bölgesel olarak belirlenmiş bir kısmını (lokal anestezi) uyuturlar.
Anestezi sırasında, anesteziklerin merkezi sinir sisteminin (CNS) bazı kısımlarında felç edici bir etkisi vardır. Ancak bu durum nefes almayı ve kalp atışlarını engellemez.
Tüm narkotikler anestezik oluşmadan öfori ve zehirlenmeyi tetiklediğinden, genellikle uyuşturucu olarak kötüye kullanılırlar. Kloroform, geçen yüzyılın başlarına kadar yaygın bir anestezikti. Ölümcül zehirlenme birikimi nedeniyle yerini diğer narkotiklerle bıraktı.
En yaygın narkotikler, afyondan üretilen, afyon haşhaşlarından elde edilen veya tamamen sentetik olarak üretilen morfin, eroin ve metadondur.
Narratofili
Genel ahlaka aykırı biçimde konuşarak cinsel uyarılma.
Narsisistik kişilik bozukluğu
Narsisistik kişilik bozukluğu, narsisizmden kaynaklı patolojik kişilik bozukluğudur.
Kendisine verdiği önem ve kenidini yücelten duygular nedeniyle, başarı, güç, inanç, kendisine aşırı hayranlık, abartılı düşünme, sömürmeye müsait ilişkiler için arzu empati duyan, haset duyguları, diğer insanlara karşı kayıtsız olma, aşırı kibirlilik narsistik kişilik bozukluğunun karakterize özelliklerindendir.
Kendilerine yönelik hırs ve aşırı talepler genellikle tükenme sendromuna yol açar, ancak durumdan genellikle kendilerini sorumlu tutmazlar. Çalışma koşullarını, yöneticilerinin tutum ve tavırlarını vb. dış nedenleri sorumlu tutarlar.
Depresif ruh halleri çok yüzeyseldir, isteksizlik ve momentum eksikliği çok stresten dolayı etkilenenler tarafından yaşanır.
Fiziksel düzeyde uyku bozuklukları, baş ağrısı, fonksiyonel kalp problemleri ve cinsel bozukluklar vardır.
Daha yakın temasta, etkilenenler çok canlı, çekici ve büyüleyici görünebilir. Özellikle bir şeyi başarmak istediklerinde çok manipülatif olabilirler. Ancak kendilerini genellikle duygusal olarak havalı, kibar ve nazik olarak sunarlar. “
Etkilenenler kendi yeteneklerini abartır ve kızgınlıktan başkalarının inşa ettiklerini yok ederler. Olumsuz eleştirileri genel olarak saldırı görerek, içlerinde öfke, utanç veya aşağılanma duygularına neden olan çarpıcı bir hassasiyet gösterirler. Bu nedenle, kendilerini merkeze otutturmak için, özellikle aile içinde, entrika ağıları kurarlar. Böylelikle kendilerini koruduklarını veya daha fazla eleştiri almamak için bir mesafe koyduklarını düşünürler. Eleştiren insanlar onlar için, uyduran, yalan söyleyen yada abartılı hikayeler anlatan kişiler durumuna indirgenir.
Genellikle gerçeklik narsisistik kişilik bozukluğu olan kişinin lehine süslenmiştir ve genellikle bulanık bir algı oluşturulmuştur. Bazen de gerçek olanın bazı bölümleri, hastaların görüşlerine göre tahrif edilmiştir.
Narsisistik kişilik bozukluğu olan kişilerin, kırılgan olan benlik sagılarından dolayı, harika bir görünümle telafi etmeye çalıştıkları empati eksikliği ve olumsuz eleştiriye karşı aşırı duyarlılıkları vardır. Bu kişiler suçluluk duygusu ve utanç olmadan patolojik yalan söylerler. Ayrıca yönetimle ilgili bir seviyeye ulaştıklarında, yönetimi altında çalışmak zorunda olan kişilere inanılmaz eziyetler ederler.
Malign narsisizm, narsisistik ve anti-sosyal kişilik bozukluğu arasında bir ara aşama olarak görülebilir. Narsistik kişilik yapısı, antisosyal davranış ile yoğun patolojik saldırganlık ve olası paranoidin kombinasyonu ile malign narsisizm haline gelir.
Bu hastalar karakteristik olarak, bir grup içinde yönetme iddiası olan, sadizme, ahlaki veya yasal geçişlere (örneğin mülke zarar, karalama), diğer insanların küçük düşürilmesine ve nefrete karşı patolojik kibirlilik (aşırı kibirlilik veya gerçeklik kaybının gelişimi) duygusu içindedirler.
Antisosyal kişilik bozukluğu olan kişiler, kendilerine ve diğer insanlara karşı sorumluluk ve şefkatten tamamen uzak ve vicdansız davranışlarla karakterize edilirken, malign narsisizmde, sık sık sömürücü bir ilgi ile de olsa, diğer insanlar için hissedilen bir duygu vardır. Yakın ilişkilerde, özellikle evliliklerde, benmerkezci tutum her iki eş için de zorluklara sebep olabilir.
Narsisizm (aşırı benlik sevgisi)
Narsisizm kişinin kendi vücuduna, kendi kişiliğine, kısacası kendisine aşık olması durumu olarak tanımlanabilir. Terim, Yunan mitolojisinde kendi düşüncesine aşık bir genç olan Narcissus’tan türemiştir.
Dolayısıyla narsisizm abartılı bir benlik sevgisi yani kibirdir. Narsistler kendilerini takdir etme, kendi önemlerini abartma, artan hayranlık ve tanınma arzusu ile ben merkezci (kendilerini tüm olayların merkezinde düşünürler ve sonuç olarak çevrelerindeki tüm olayları kendileriyle ilişkilendirirler), bencil, kibirli özellikler gösterirler.
Bu insanların yüksek beklentileri vardır. Kişisel çıkarları ortak yarardan önce gelir. Genellikle insanlara sadece kendi avantajlarına hizmet ettikleri taktirde ilgi gösterirler.
Narsizm’in kendisi bir hastalık değildir. Narsizm başlangıçta sadece çoğu insanın daha fazla veya daha az ölçüde geliştirdiği ve bir dereceye kadar sağlıklı bir özgüvenin parçası olan normal bir özelliktir. Bu özelliğe sahip olduğu düşünülen insanlar bile zihinsel bir bozukluktan muzdarip değildir. Narsisistik özellikler çeşitli patolojik semptomlarla birlikte ortaya çıktığında kişilik bozukluğundan sözedilebilir.
- Sağlıklı bir kişiliğe ait narsisizm pozitif narsisizm olarak adlandırılır. Olumlu narsisizm, kendine karşı olumlu bir tutum anlamına gelir.
- Sağlıksız bir kişilikte ise narsisizm olumsuz narsisizm olarak adlandırılarak potansiyel olarak patolojik özelliklere sahip olduğu düşünülebilir.
Psikanaliz açısından, birincil ve ikincil narsisizm arasında da bir ayrım yapılır.
Birincil narsisizmde, yürümeye başlayan çocuk cinsel enerjisini (libido) kendine doğru yönlendirir.Anne kendi benliğine bağlı olarak deneyimlendiğinden, yürümeye başlayan çocuk açısından perspektifte bir nesne ve nesne füzyonu olabilir
İkincil narsisizmde Freud’a göre cinsel enerji dış nesnelerden çekilir ve kendisiyle ilişkilendirilir (regresyon). Bu durum esas olarak hayal kırıklığına uğramış aşk veya benlik saygısından sonra ortaya çıkar.
Theodore Millon’a göre, narsisizm formları:
- Normal Narsisistik kişi: Rekabetçi, kendine güvenen ve başarılı görünür.
- Karaktersiz Narsisistik: Sahte, sömürücü ve vicdansız, çoğu zaman başarılı ama aynı zamanda cezalandırılabilen.
- Aşk Narsisisti: Kendini baştan çıkarıcı ve teşhirci olarak sunar ve derin ilişkiler kuramaz.
- Telafi edici Narsisist: Büyük bir şüphe, aşağılık ve utanç duygularına dayanan görkemli bir benlik gösterir.
- Elitist Narsisist: Aşırı benlik saygısı gösterir, gösterişli ve ben merkezli, sosyal başarı için heveslidir ve hayranlık uyandırır.
- Fanatik Narsisist: Düşük benlik saygısı ve her şeye kadirlik yanılgısı ile gerçek önemsizliğini telafi eder. Davranışının paranoyak özellikleri vardır.
Narsistik bozukluk
Narsistik bozukluk bir kişilik bozukluğu ve sınırda kişilik bozukluğunun belirtisidir.
Hasta içsel bir boşluk hissi yaşar ve benlik saygısını zayıflatır. Kendini zayıf saymamak için de bu semptomları diğerlerinden bağımsız olarak bastırmaya çalışır. Basit reaksiyonlar ve dürtü kontrolü eksikliği diğer semptomlardır.
Narsizm
Kendi kendini sevmek anlamına gelir. Aslında gelişimin normal bir safhasını teşkil eder, ancak hayatın ileri devrelerinde varlığı anormal sayılır.
Nasofili
Burun için duyulan cinsel istek.
Natal
Doğuşa ait.
Nates fetişizmi
Kalçaları cinsel tahrik olarak gören cinsel sapkınlık.