Aktif bir inhibisyon işlemi değildir. İnhibisyon işlemleri proaktif ve retroaktif inhibisyon şeklinde gerçekleşebilir.
Yoksunluk belirtileri
Bağımlılığa yol açan bir maddeyi durdururken ortaya çıkan fiziksel ve psikolojik belirtiler.
Yoksunluk belirtileri
Bu çoğunlukla normal alkol, uyuşturucu veya diğer narkotik ilaçların çekilmesinden sonra depresyon ve fiziksel zayıflıktır.
Yoksunluk belirtileri ani yoksunluk üzerindeki fiziksel etkilerdir. Örneğin; titreme, hızlı kalp atışı, terleme, bulantı, uykusuzluk, korku hali, huzursuzluk ve halsizlik ile karakterize ve halüsinasyonlarla ilişkili olarak ölüme yol açabilen deliryum veya deliryum tremens gibi hayatı tehdit eden hastalıklara kadar uzanır. Delirantların yaklaşık yüzde 20’si yanlış tedavi sonucu ölmektedir.
Yoksunluk deliryumu
Genellikle uyarılma, sanrılar ve sanrılarla ilişkili olan bir maddenin yokluğundan kaynaklanan bilinç kaybı.
Yoksunluk evresi
Bu, madde bağımlılıkları olan kişilerde psikotropik maddelerin ( kullanıcının ruhunu ve bilincini etkileyen maddeler) tüketilmediği bir dönemdir.
Yoksunluk kuralı
Basitçe söylemek gerekirse, psikanalist / psikoterapist, kendisine aktarılan istekleri (örneğin cinsel istekleri) ifade etse bile, hastaya karşı tarafsız (terapötik) davranış sürdürme yükümlülüğündedir. Terapist bundan kaçınmalı ve her durumda profesyonel mesafeyi korumalıdır. Bununla birlikte, yükümlülük her iki taraf için de geçerlidir, çünkü hasta aynı zamanda terapi çerçevesinde terapide karşı gelişen (ilişki) arzularını ve fantezilerini ifade etmeme yükümlülüğüne sahiptir.
Yoksunluk psikozu
Genellikle anksiyete ve korku kavramlarıyla ilişkili olan bir madde zihinsel bozukluğunun olmamasından kaynaklanır.